Hayatı karartan "Antibiyotikler"

Bilal Kayaaltı 24 Nisan 2017 Pazartesi, 09:12

Yemin ederim, nane şekeri bile "Antibiyotikler"  kadar tüketilmiyordur bu ülkede.

Tüketilmediği için de antibiyotik kullanımında dünya birincisi olduk.

Dizi filmlere gösterilen ilgi ve alakayı kendi sağlığına gösteremeyen bir millet olarak mideleri antibiyotiklerle doldurduk!

Servetlerine servet katabilmek için vatandaşın sağlığı umurlarında olmayanlar; başı, dişi, karnı, sırtı ağrıyanların antibiyotik kullanımından bir hayli memnunlar. Oysa karakterlerinde yer değiştiren sinsilik, çukurluk ve utanmazlık onları kuşatırken kimseyi düşünmüyor, sadece "Rabbena Rabbena, hep bana hep bana" diyorlar.

Küresel ilaç satıcıları; varsın Türk halkı ölsün, biz servetimize servet katalım, katıla katıla gülelim derdindeler...

Şimdi...

Geç de olsa bu kumpasın farkına varan vicdan sahipleri, vatandaşa farklı iletişim araçlarla uyarılar yapıyor.

***

Geçen hafta Yıldırım'da antibiyotik illetine dikkat çekilerek eczacılara eğitim verildi.

Yıldırım İlçe Sağlık Müdürü Dr. Ferhat Ekinci, bölgesinde bulunan eczacıları ticari değil de vicdanlı davranmaları gerektiği konusunda uyardı.

Eğitimde dillendirilmese de, antibiyotik ablukasının ötesinde zenginlikten semirenlere dikkat çekildi.

"At izinin it izine karışmasının" temel bir sebebi; elbette hepimizin bildiği, kimimizin ise bilmezden geldiği vicdansızlıktan semirenlerin oyunlarından geçiyor.

Eczacılara verilen eğitime katılan İl Sağlık Müdürü Özcan Akan'ın gecesini gündüze karıştırması gerektiğine inanıyorum. Mum yerine sokaklarda, caddelerde el feneri ile gezme vakti geldi...

Vatandaşları daha fazla bilinçlendirilmek, doktorların da reçeteleri yazarken daha dikkatli olmaları için adımların atılması; mum yerine sokaklarda, caddelerde el feneri ile gezmek gerekiyor.

***

Hayatımız, bünyemiz mevsimsiz yetişen hormonlu, ilaçlı domatesler, yarım metre boyundaki sivri biberler yüzünden zaten kararıyor, çürüyor. Acılarla kıvranarak teker teker toprağa karışıyoruz.

Bari antibiyotik kullanımını azaltıcı önlemler alarak çıtayı biraz daha yükseltelim.

En azından antibiyotikler yüzünden kalıcı hastalıklara yakalanmamış oluruz.

Yapılması gereken şey,

Vatandaşları bilgilendirmek; doktorların da reçeteleri yazarken daha dikkatli olmaları için adımların hızlandırılması...

Ayrıca bilinçsiz vatandaşların eczacılardan ısrarla antibiyotik ilaç istemesinin önüne set çekecek vicdan kabarmalarını çoğaltılması.

Cüzdandaki deliğin büyümemesi, vatandaşın parasının hortumlanmaması için vicdanın çıtasını yükseltmek gerek.

Adam gibi ölmek varken, "antibiyotik kumpasının" içinde yer almamak, sağlıklı bir şekilde yaşayabilmek için...

Özcan Akan'ın daha fazla mesai yapması lazım.