Harran'ın pamuk tarlaları, AFAD'ın Suriyeli çocukları

Bilal Kayaaltı 17 Ekim 2017 Salı, 09:18

Farklı dillerin, mezheplerin, ırkların barış içinde yaşadığı Şanlıurfa, mutlaka görülmesi gereken bir kültür hazinesi.

Hazineyi kaybetmemek için şehirlere kültürel geziler sürekli düzenlenmeli.

Böylelikle farklı gözlerin bakış açısıyla olaylar değerlendirilip, eleştiriler getirilebilmeli.

İki gün süren Şanlıurfa gezimiz sırasında şehri tanıma fırsatını yakaladık.

Üzülerek söylemek gerekirse, hızla betonlaşan bir Şanlıurfa ile karşılaştık.

Bir milyona yaklaşan nüfusuyla İbrahim A.s'ın şehri hızla büyüyor, büyürken de sevimsizleşiyor.

Batı kentleri hızla sanayileşirken, maalesef Şanlıurfa gibi şehirlerde sanayiye uygun araziler olmasına rağmen, kuş uçmaz kervan geçmez bir vaziyette bekliyorlar.

Buna karşılık, adeta cap canlı bir toprağa sahip olan bu kadim topraklarda tarım istenilen seviyede değil.

Ucu bucağı gözükmeyen Harran ovasının topraklarının bir kısmı pamukla arkadaş olmuş durumda.

Harran'ın tarlalarında uçuşan pamukları toplayıp, ekmek parasını kazanmaya çalışan yoksul insanları hemen göze çarpıyor.

Sadece bu manzara bile halkın garibanlığını ortaya koyuyor.

***

AFAD'IN HARRAN'DAKİ KAMPI

Suriye'deki zulüm ve vahşetten kaçan Suriyelilerin misafir edildiği AFAD'ın Harran'da bulunan Konteyner kenti, sabahın erken saatleri olmasına rağmen cıvıl cıvıl.

Sebebi, Suriyeli çocuklar.

Uzun yıllar oldu, hiç bu kadar çok çocuğu bir arada görmemiştim.

Kimisi oyuncaklarıyla oynuyor, kimisi koşuşturuyor, kısacası hepsi çocukluğunu yaşıyor.

Gördüğüm en çarpıcı manzara; teknoloji bu çocukların, çocukluklarını çalamamış.

Fakirler belki, çocuk oldukları için yalınayak geziyorlar ama bu kampta diledikleri gibi koşuşturup, oyunlar oynuyorlar; cep telefonu ve tabletlerin esiri değiller.

***

Suriyeli kardeşlerimizin konuk edildiği AFAD kampının Şanlıurfa Müdürü Mehmet Hadin Demirbağ bizlere merkezle ilgili bilgiler verdi.

Kampta, her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş. Anaokulundan, hastaneye, yaşam alanlarından ilkokul, orta ve liseye kadar ne arasanız var.

Merkezde sosyal faaliyetlere önem verilmiş, çocukların çoğu Türkçeyi öğrenmiş.

Burada yaşayan yetişkinlerin birçoğu çalışıp para kazanıyor; tarlada çalışanda var, şehirde iş bulup esnaflık yapanda.

Merak edenleriniz veya aklını Suriyelilere karşı nefretle dolduranlar varsa gelsinler, Harran kampını ziyaret etsinler.

Eminim ki, yüreklerindeki nefret tohumları yerini sevgi tomurcuklarına bırakacaktır.

***

Gezimiz sürecinde bizlerle konukseverliği ve samimiyetiyle yakından ilgilenen BYEGM Şanlıurfa İl Müdürü Erdoğan Güvel ve Bursa'dan mevkidaşı Ali Fuat Gölbaşı sayesinde tarih kentini daha iyi tanıma fırsatı bulduk.

Evet, ümit ediyoruz ki bu topraklardan batı kentlerine göçü durduracak daha ciddi ve akılcı adımlar atılır.

Şanlıurfa'nın bomboş arazileri, yatırımcılara kucağını açmış bekliyor.

Gelin bereketli topraklarımı ekin, biçin, yetiştirin diyor...

Ben de, Konya büyüklüğündeki Hollanda gibi olmak istiyorum diyor...