Gariban düğünleri ve Pazar alanları

Bilal Kayaaltı 07 Haziran 2017 Çarşamba, 09:08

Malumunuz; düğün, nişan, sünnet ve kına sezonu açıldı. Artık vatandaş, Ramazan'da bile en mutlu anlara ara verilmiyor, nikâhlar kıyılıyor.
Tabi herkesin sevinci bütçesine göre oluyor. 5 yıldızlı otelde sünnet yapanda var, nikâh kıyanda.
Bazılarımızın da cebi para görmediği için belediyenin tayin ettiği nikâh memurunun edebiyatıyla mutlu olmaya çalışıyor!
Kimilerimizin maddi durumu bırakın düğün yapmaya, ailecek farklı bir şehre akrabalarını görmek için yeterli olmadığından dolayı, araba yıkama yağlamacıların mekânlarında kına gecesi düzenliyor, mevlit okutuyorlar!
Yani, vatandaşın en mutlu günlerinde dramatik tablolar ortaya çıkabiliyor.
***
Bilenler bilir, eskiden cemiyetler evlerde oluyordu. Ya geniş odaları vardı, ya da şimdilerin modası olan kır bahçeleri.
Gerçi... Şimdiki bazı evler salonları aratmasa da daha kolaylık olması veya davetli sayısının çokluğu nedeniyle tercih edilmiyor.
Evi küçük olan gariban ise her zaman aynı; çaresizce çözüm üretmeye çalışıyor.
Oysa bu tabloları sona erdirmek için çok basit bir adım atmak yeterli olacak.
Biliyorsunuz belediyelerimiz halkın hizmetine sunduğu kapalı Pazar alanları var. Buralarda bazen haftada bir, bazen ise haftada iki gün meyve ve sebze satılıyor.
Diğer günler ise sinek avlıyor. Üstüne üstlük,  özel güvenlik görevlileri de buralarda 24 saat görev yapıyor.
Kısacası kapalı Pazar yerlerinde haftanın 5 günü "in cin" top oynuyor!
Şimdi eğri oturup doğru düşünürsek...
Gariban vatandaş düğün salonu bile kiralayamadığı için bu alanlar maddi durumu müsait olmayanların sünnet, nişan ve düğünlerine hizmet edebilir. 
Hatta masa, sandalye de kiraya verilerek belediyeler gelir elde edebilir.
Yani her iki taraf da mutlu olur.
Amaç belediyeciliğin ufkunu geliştirmek ve vatandaşa hizmetin sınırsız olabildiğini ispatlamak...
Garibanın yüzünü güldürerek duasını almak ise işin artısı.