Dağ yolu için acil adım atılmalı

Bilal Kayaaltı 10 Mayıs 2018 Perşembe, 07:37

Sivil toplum kuruluşları, görevlerini tam anlamıyla yerine getirmek için didindiklerinde, vatandaşın sıkıntıları azalıyor, dertlerine çözüm üretiliyor.

Kısacası...

Farkında olmadan acayip iyilikler yapıyorlar.

İnsanların, bir hiç uğruna ölmemelerini sağlıyorlar.

Hiç derken; trafikten, bölünmemiş yollardan bahsediyorum.

Türkiye'nin eskisi gibi kaldırımdan bozma yolları yok.

Birçok şehre, ilçeye bölünmüş yollarla ulaşılabiliyoruz. Ama gelin görün ki, bizim Dağ ilçelerimize hâlâ tek şeritli yolları kullanarak varıyoruz!

Tabi ulaşamayanlar da oluyor. Olsun deniyor, onların parçalanmış bedenlerini önce teneşire, ardından da mezara bırakılıyor!

Daha çok taze,

Pazar günü ardı ardına Dağ yolunda kazalar oldu. 3 can yok olup gitti.

Diğer kazalarda yaralananlardan bazıları hâlâ yaşam mücadelesi veriyor.

Bursa'mızın en büyük sivil toplum kuruluşlarından birisi olan DağDer, ocakların sönmesine, çocukların yetim kalmasına sebep olan ölüm yoluyla ilgili ciddi bir adım atmalı.

Amacımız ve amacım kesinlikle üzüm yemek, yedirmek, çünkü bizler DağDer'i önemsiyoruz. Bu STK'nın, Bursa'nın bir parçası olduğunu biliyoruz.

Ayağa kalkarlarsa, etrafı titretirlerse birçok sıkıntının üstesinden geleceklerini biliyorum, alkışı hak edeceklerini biliyoruz.

Ancak, neredeyse her gün memleketlerine gidenlerden, gelenlerden acı haberler alıyoruz.

Ahlar ve kederler arşa yükseliyor.

Diyorum ki; hem AK Partili vekilleri, hem de muhalefetin vekillerini biraz titretseler, "Bitsin artık bu yol çilesi" diye haykırsalar.

İnsanlar adeta göz göre göre canlarından oluyor.

Bu yüzden "Devletin tüm imkânları seferber edilsin, Dağ yolu ölüm yolu olmaktan çıksın" deseler.

Yol eğitimi şart diyerek uyarıcı paneller, konferanslar gerçekleştirseler.

Bizler de bu dikkat çeken eylemlere destek olmaktan mutlaka geri kalmayız.

***

OTOBÜS VE METRO VAGONLARINA GÜVENLİK ŞART!

30 yıl önce toplu taşıma aracı olarak sadece belediye otobüslerini kullanıyorduk.

Metro falan hak getireydi.

Kliması olmayan, sadece kaloriferi olan bu araçların ön ve arka kapılarında biletçiler vardı.

Otobüse binen yolcularla sohbet ederler, adeta komşu gibiydiler.

O zamanlar öğrenciler ve gençler, asla koltuklara oturmaz, yaşlılara inanılmaz hürmetleri vardı.

Şimdi diyorum ki,

Acaba otobüs ve metro vagonlarında güvenlik görevlileri mi olsa?

Utanmazlığa, aymazlığa, dağılmışlığa önlem almaları için.

Beli bükülmüş yaşlıya, hamile bayana, ayakta durmakta zorlanan kadınlara yer vermemek için türlü numaralar yapan...

Telefonlarıyla oynayan, uyuyorum ben diyerek utanmazlığa imza atan...

Cama kafasını yaslayan gençlere hop diyecek, kendinize gelin diyecek güvenlikçilere hararetle ihtiyacımız var diye düşünüyorum!

***

BİR SÖZ

Aşksız iman, merhametsiz aşk, öfkesiz merhamet, merhametsiz adalet olmaz.

Salih Mirzabeyoğlu