Cuma hutbesi, fidan kampanyası ve ağaç katliamı

Bilal Kayaaltı 03 Temmuz 2019 Çarşamba, 07:30

Her gün farklı insanlar tanımak, farklı hadiselerle karşılaşmak istiyorsanız, bu şehri gezmek zorundasınız.

Dolayısıyla...

Oturduğunuz yerden haber yakalamak mümkün değil.

Geçen hafta Cuma Namazı'nı Kiremitçi Sinanbey Cami'nde kıldım.

İmam Efendi, hutbenin sonunda cemaate Hz. Peygamber'in "Kıyamet kopacağını bilseniz fidan dikin" sözünü hatırlattı, duyarlı olmaya davet etti.

Ancak...

Hz. Resul'ün hadisini cemaate söyleyen aynı imam hatibin, caminin etrafında iki ay önce yaşanan ağaç katliamına karşı sessiz kalması, Diyanet memurlarının ne durumda olduğunun acıklı bir fotoğrafı.

İmam Bey o müthiş hadisi hatırlatırken, bir an kalkıp tepki göstermeyi düşündüm.

Oysa bu camide görev yapan hem müezzin kayyum hem de imam efendi çok iyi biliyorlar ki bahçe duvarı yapacağız naraları atanlara, mahalle baskısının ne demek olduğunu bildirecek akla sahip olmalarına rağmen, üç maymunu oynamayı tercih etmeleri, her Cuma cemaate anlattıklarını kendilerinde tatbik etmediklerinin açık delilidir.

Oysa yaşanan ağaç katliamının sorumlularına karşı tepkilerin çoğalmasının önünü açacak en önemli makam, Allah'ın evi olsa gerek.

***

Şöyle hafızanızı bir yoklayın.

Kahramanmaraş'ın kurtuluşunda Sütçü İmam'ın menkıbelerinden bahsedenler, Sultan Fatih'in ağaç kesenin başını keserim sözünü İstanbul'un fethinin yıldönümünde Cuma hutbesinde cemaate okuyanlar, kapılarının önünde bahçe duvarı yapacağız diyen zorbalara demokratik tepkilerin oluşmasının önünü açamadılar.

Şu hususun altını çizelim.

Bu camide görev yapan memur arkadaşlara karşı en ufak bir husumetim yok.

Mevzu canımızı acıtan hadiselere karşı sessiz kalmaları.

Mahalleliyle doğru düzgün diyalog kuramamaları.

Bu sorun sadece burada değil, birçok semtte de kanayan bir yara.

Örneğin...

Komşu semt olan Ulu Mahalle'nin parkına bitişik olan caminin görevlileri ve muhtar bey, parkta bulunan banklarda oturan vatandaşların yedikleri kabuklu yemişleri yerlere atmalarına, çevre kirliliğine sebep olmalarına ne hikmetse bir çözüm bulamadılar.

Neredeyse her hafta cuma günleri cemaati bıktırırcasına, falanca kursa, yarım kalan cami inşaatı için para toplanmasını akıl eden Ulu Mahalle Cami İmamı, mahalleliyle gönül köprülerini kurmayı akıl edemeyince, mescidin etrafındaki içler acısı görüntü bir türlü son bulmuyor!

Kimse kusura bakmasın, dost acı söyler.

Silkelenin ve kendinize gelin, mahalliyle diyalog kurmayı, dost olabilmeyi, en az haftada üç gün bir evin acı kahvesini içme bahanesiyle, o hanenin insanlarının ezberlerini bozmayı, bir parmak işaretiyle eylem adamlarının oluşması için temellerin atılmasını sağlayın.

Yeter artık kurtulun şu metal yorgunluğundan.

Şöyle bir düşünün Allah aşkına, 5 vakit namaz kıldırmaktan başka ne yapıyorsunuz?

İnsani kodlara dönmeyi deneyin, vallahi başarılı olacaksınız.

***

MEZAR TAŞLARINDAN NEFRET EDEN KAFA

Mezar taşlarını tahrip etmek, tarihi mekânların duvarlarına yazılar yazmak moda oldu.

Ruh sağlığı yerinde olmayanlar, delirmiş gibi toplumun değer verdiği mekânlara zarar vermekten zevk alıyorlar.

Dün İnegöl'deki İshakpaşa Külliyesi'nin bahçesinde bulunan mezarların taşları, kimliği belirsiz kişiler tarafından kırılmış, tahrip edilmiş.

Böyle olayların yaşanmaması için tarihi eserlerimiz, ecdadın mekânları daha iyi korunmalı.

İshakpaşa Cami Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Fethi Korkmaz'ın yaşanan hadisenin ardından yaptığı açıklama da ibretlik doğrusu: "İshakpaşa, İnegöl'ün en önemli tarihi. Buraya vatandaşlar olarak sahip çıkmamız lazım. Mezar taşlarına zarar verirlerken gördüm. Türbenin etrafında piknik yapıyorlar; pislikleri bırakıp, gidiyorlar. Biz burayı korumaya çalışıyoruz. İnegöl halkının buraya sahip çıkmasını istiyoruz."

Korkmaz Bey'e bir tavsiyede bulunayım, İnegöllüleri örgütlemek, mevcut caminin görevlilerinin işi.

Bugüne kadar duyarsız davrandıklarından, ellerine tutuşturulan hutbelerin dışına çıkamamalarından dolayı, ecdadın eserleri katlediliyor.

Sizler, dernek yöneticileri olarak camilerin namaz kılmanın haricinde toplumu bilinçlendirme mekânları, platoları olduğunun farkına varmalısınız.

***

BİR SÖZ

Bu ülkenin ekonomisini düzlüğe çıkarmak için biz hazırız.

Meral Akşener

.