Cenazede selfi çeken ruh hastaları

Bilal Kayaaltı 30 Mayıs 2019 Perşembe, 07:30

İnsan akıl tutulmasına uğradığında ne yapacağını şaşırıyor.

İftira atıyor, acının yaşandığı yerde, mekanda, alanda bayram sevinci bile yaşıyor!

Montajlanan görüntüleri hiç utanmadan paylaşıyor.

Tekrar yazayım, kodlarımızı, şifremizi kaybetmiş durumdayız, hızla eksiliyor, yok oluyoruz!

Kısacası çürümüşlükte çağ atılıyoruz; böyle bir atmosferde yanlış yapana sen ne yapıyorsun diyenleri beklemek abesle iştigal oldu!

Geçen gün sinema sanatçısı Eşref Kolçak'ın cenaze aracıyla selfi çekmek için bir birleriyle yarışan ruh hastaları, kocaman bir utanca imza attılar.

Hatırlayanlarınız vardır,  bir başka güruhta Harun Kolçak'ın tabutu başında da selfi çekmek için bir birleriyle yarışmıştı.

Bundan üç yıl önce de bir imam, cenaze aracına konulan asker tabutunun başında selfi çekmişti.

Tabi imam böyle utanmazlığa imza atarsa, cemaatin hali ortada!

Rezillikleri sıralamaya devam edeyim...

Dört sene önceydi,üç kafadar musalla taşındaki tabutunda çıkacağı şekilde cep telefonunu ayarlayıp, musalla başında sırıtarak poz vermişlerdi!

Bu fanilerin birisi dernek yöneticisi, diğeri çok öncelerde MÜSİAD Bursa'da görev yapmıştı, üçüncü şahıs ise şehrimizde gerçekleştirilen Kur'an, hadis konulu konferansları kaçırmayan, Whatsapp'tan sürekli ayet, hadis paylaşan balıkçı!

Geçtiğimiz hafta ise toprağa verilen bir vatandaşın cenaze merasimine katılan bir dernek başkanının, mezarın üzerine arkadaşlarıyla çöreklenip oturması da bambaşka bir faciaydı!

Tabi böyle utançlara, çıldırmışçasına yapılan saçmalıklara, her gün kendi kalesine gol atmaya bıkmayan ruh hastalarına bir çeki düzen vermek gerekir.

***

Peki, bu işi kim yapacak?

Her hafta Cuma hutbesinde güncel olayları gündeme bırakın getirmeyi, kapısının önünde kesilen ağaçlara tepki gösteremeyen Kiremitçi Cami imamı ve müezzininin bir adım atmasını beklemek abesle iştigal olur!

Sosyal medya hesaplarından aslan kesilen, böyle manzaraları gördükleri için kendimizden utanıyoruz diyenler, her ne pahasına olursa olsun, bir ateşin yanması için kibrit olmayı akıl etmeliler.

Orta yerde kocaman hakikat var demesini bilenler, vicdanlı insanlar bu işe dur demesi gerekiyor.

'Kralın çıplak olduğunu şimdi söylemeyeceğiz de ne zaman söyleyeceğiz' diyerek hareket etmek gerekiyor.

Korkmadan, çekinmeden medeni cesaretle tepki göstermeyi bilmek gerekiyor.

Siyaset yapamaya gelince aslan kesilen  diyanetin maaşlı memurlarından Hz. Ömer gibi efelenmelerini beklemek, havanın içinde su dövmeye benzer!

Şu bir gerçek ki artık herkes her şeyi biliyor, her şeyden haberdar ama işine, nefsine geldiği gibi hareket ediyor!

Zaten sonuç ortada; samimiyetsiz, riyakar, bencil insanlar...

O zaman titreyip kendimize gelmeliyiz, insan olduğumuzu hatırlamak ve 'hopp durun, burası çıkmaz sokak, yeter artık' demeyi akıl etmeliyiz.

Kısacası, bu dünyadan göçme hazırlığında ve adayları olarak insanlık kürsüsünde şerefli ikincilikleri bile hak etmeyi denemek gerekiyor.

***

TANZİM SATIŞLAR KAPATILDI

Şubat ayında Bursa'nın farklı semtlerine, noktalarına sebze ve meyve satışının yapıldığı 'Tanzim Satış Çadırları' kurulmuştu.

Şimdi bu noktalar yani Mihraplı Camisi yanı (Dikkaldırım Parkı), Arabayatağı Metro İstasyonu yanındaki boş alan, Emek Korupark arkasında park, Namazgah Parkı, Emir Sultan Meydanı, Millet Mahallesi, Kanalboyu, Demirtaş Meydanı, Beşevler Burfaş Tesisleri Önü ve Nilüfer Hastane Arazisi'nin bulunduğu bölgede açılan tanzim satış noktaları kapandı.

Gerekçe, tanzim satışların zincir marketler üzerinden yapılacak olması ve piyasa fiyatlarının üretim artmasıyla düşmesi.

Her ne kadar karpuzun kilosu 4,5, soğan 3,5, patates 3 lira olsa da, diğer ürünlerde yaşanan düşüş böyle bir kararın alınmasının önünü açmış.

Ancak, yaz biliyorsunuz kalıcı bir ay değil, 3 ay sonra aynı fiyat uçurumları ile karşı karşıya kalacağımızı da hatırlatmak isterim.

Yani illa tarım, illa üretim,  illa yerli tohum, çiftçiyi mutlu etmek, illa tersine göç gerekiyor.

***

BİR SÖZ

Ekonomik krizin yaşandığı, işsizliğin her geçen gün arttığı bu dönemde, sorunların çözümü için didinmek lazım.

Elif Çakır