Çanakkale ve Afrin

Bilal Kayaaltı 19 Mart 2018 Pazartesi, 09:29

Büyük zaferin 103'cü yıldönümü için binlerce kişi her zaman olduğu gibi her karışında şehit olan mübarek yarım adadaydı.

Gün ağarmadan Çanakkale'ye dedelerini ziyarete gelen torunlar, güneş doğduğunda çok büyük bir müjdeyle karşılaştılar.

Aziz ve mübarek zaferi kutlamak için Çanakkale'de millete seslenenCumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dedelerini yâd ettiği konuşmasının başında, milyonlara ve dünyaya şöyle bir açıklama yaptı:

"Sözlerimin hemen başında bir müjdeyi sizlerle paylaşmak istiyorum. Afrin şehir merkezi TSK desteğindeki ÖSO mensupları tarafından 8.30 itibariyle kontrol altına alınmıştır."

***

Evet, büyük bir harekât, büyük bir zafer gün ışıldamadan planlı, hesaplı bir şekildeÇanakkale'ye gelip şehit düşün Suriyelilerin torunlarına Afrin tekrar hediye edildi.

Kim ne derse desin, Afrin Zeytin Dalı operasyonunun 58'ci gününde asıl sahiplerine teslim edildi, özgürleşti.

Ekranları başında operasyonu izleyen tüm dünyaya Türk bayrağı açan Mehmetçik şu mesajı verdi; "Türk Silahlı Kuvvetlerinin 18 Mart Şehitler Günü'nde tüm Türk milletine ve tüm şehitlerimize armağanıdır."

Aynen öyle, büyük bir armağan.

Sivillerin kılına bile zarar getirmeden.

ABD gibi Ortadoğu'nun her köşesinde kan dökmeden, yakıp, yıkmadan.

Tıpkı Çanakkale'de olduğu gibi emperyalistlere Mehmetçik Afrin'de de müthiş bir mesaj verdi; Türk bayrağını hükümet binasına astı. Bayrağımızın yanında ise ÖSO askerleri kendi bayraklarıyla sevinç gösterisi yaptı.

Bu mesajın anlamı dikkat çekici; bu toprak bizim değil, Suriyelilerindir...

***

ŞÜKÜR SECDESİ VE PİRİNÇ TANELERİ

Türk askeri ve ÖSO Afrin'e girdiğinde, yerel halk sevinç gösterileri yaptı.

Burada görev yapan bir meslektaşımla yaptığım görüşmede, sevinç gösterisinde bulunan Afrinlilerin evlerinin pencerelerine, balkonlarına çıkarak bereketin simgesi olan "Pirinç tanelerini"Mehmetçiğin üzerine serpiştirdiklerini söyledi.

Hatta ÖSO askerlerinin sevinç gösterileri sırasında havaya ateş açmaları üzerine Mehmetçik onları uyararak sivil halkın camlardan, balkonlardan baktığı sırada zarar görmesini önlemeye çalışması ne kadar hassas davrandığının da bir kanıtı.

***

Çok anlamlı hakikaten.

Ortadoğu halkları bizi düşman bilmiyor, görmüyor.

Siz bizim kardeşimizsiniz, bereketsiniz, barışsınız diyerek, Pirinç taneleriyle mesaj vermeleri dikkat çekici.

Tabi, bu toprakların çocukları olan ÖSO güçlerinin Afrin merkezine girdiklerinde şükür secdesi yapmalarıayrıca görülmeye değerdi.

Aynı zamanda şehri kuşattıktan sonra bir alana gelen Türk askerlerinin oluşturduğu hilal, gözlerimizi yaşarttı.

Bize, o anlar merhum Akif'in Çanakkale şiirinde şu dizeleri hatırlattı:

"Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş asker!  Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhîd'i. Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi. Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni târîhe desem, sığmazsın."

18 Mart Çanakkale deniz zaferini kutlarken, Emperyalistlerin kan akıtmaktan gurur duyduğu topraklara, barışın simgesi "Zeytin Dalını" dikmiş olduk.

Kutlu olsun, mübarek olsun.

***

BİR SÖZ

Dost edinmeye bak. Düşmanı annen bile doğurur.

Mehmet Akif Ersoy