Bursa Müftüsü İzani Turan ve sokak hayvanları

Bilal Kayaaltı 18 Mayıs 2018 Cuma, 07:28

Şu bir gerçek ki merhamet, insan olmanın ilk ve en önemli şartı. Eğer kişide böyle bir donanım yoksa her şey eksik demektir.

Yaşadığımız sorunların derinine indiğimizde, karşımıza çıkan yine "merhamet" eksikliği oluyor.

Şöyle etraflıca baktığımızda, boğazımızdan geçirdiğimiz gıdaların neredeyse tamamına sahtelik bulaşmış durumda. Bu çirkinliğin sebebi ise yine merhametle donatılmamaktan kaynaklanıyor.

Malumunuzdur...

Rabbimiz insanı yaratılmışların en şereflisi olduğuna dikkat çekiyor.

Elçisi ve insanlığın örnek alması gereken Hz. Peygamber ise bir sözünde, "Yeryüzündekilere merhamet edin ki, göktekiler de size merhamet etsin"  diyerek çok önemli bir mesaj veriyor.

Yani Hz. Rasul, insanlara ve yaratılmış diğer mahlûklara da hürmet edin, saygılı olun, merhametle davranın diyor.

Malum havalar ısındı, sokak hayvanları ve kuşlar su bulmakta zorlanıyorlar.

Bulamadıklarında ise maalesef ölüyorlar!

***

Geçen gün,

Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği sosyal medya hesabından insanların, vatandaşların hayvanlara karşı duyarlı ve şuurlu davranmalarını önermesi için Bursa Müftülüğü 'nün Cuma hutbelerinde ve vakit namazlarında personelinin halkı aydınlatmasını isteyen bir bildiri yayımladılar.

Bursa Hayvanlarla Yaşam Derneği yetkilileri, çok ama çok önemli bir konuyu gündeme getirmişler.

Dernek yetkilileri bildirinin en başında Hz. Peygamberin bir hadisine yer vererek uyarıda bulunmuş.

Ve şöyle demişler:

"Dinimize göre de hayvanlara merhametli ve şefkatli olmak, iyilik etmek gerekir."

"Peygamber efendimiz "Merhametli olmadan imanlı olamazsınız" buyurunca, oradakiler, "Ya Rasulallah, hepimiz merhametliyiz" dediklerinde, "Yalnız insanlara değil, bütün mahlûkata merhametli olmak gerekir" buyurdu..." (kaynak olarak da Taberani tefsirini göstermişler.)

Tabi bildiride daha buna benzer birçok örnek hadis var.

Umarım konu anlaşılmıştır.

Buradan Bursa Müftüsü İzani Turan'a bir çağrı yapalım.

Hocam, biliyorsunuz ki hayvanlar havalar ısındığında, güneş tepemizden uzun zaman eksik olmadığında, su bulmakta zorlanıyorlar.

Çok büyük sıkıntı çekiyorlar.

Dilleri olmadığı için, bizlerden yiyecek, su isteyemiyorlar.

Ne olur, personelinize ricada bulunun da vakit namazları başta olmak üzere Cuma hutbelerinde bu yaratılmışlarla ilgili birkaç kelam etsinler, Bursalıları uyarsınlar.

Hatta bir adım ileri giderek çevrelerindeki hayvanlara yiyecek-içecek bir şeyler koyarak örnek olsunlar.

Zaten söyle geriye baktığımızda; ecdadımızın yaptıkları, gösterdikleri çabalar her yerde gözümüze çarpıyor. Kurdukları derneklerle, yaptırdıkları kuş evleriyle bizleri imrendiriyorlar.

***

Yani aslında yapmamız gereken şey; kendimizi yeniden formatlamak...

Malumunuz, rahmet ve merhamet ayı olan ramazan bizleri yine kuşattı.

Buradan yola çıkarak, biz insanlar olarak, kaybolmaya yüz tutmuş, küllenmiş, üzerine toprak atılmış olan merhametimizi canlandırmak, bir ışık yakmak sizlerin görevi.

Kesinlikle biliyor ve inanıyorum ki, Bursa Müftülüğü çok önemli bir adım atacak, Allah'ın evine gelen misafirleri personeli vasıtasıyla uyaracak.

Dolayısıyla sokak hayvanları da susuzluktan, açlıktan ölmeyecekler.

Sonra ne mi olacak, yerive göğü yaratansizden razıHz. Peygamber şefaatçi olacak.

İnsanlar mı, mutlaka takdir edeni çıkar, çıkmasa da önemli değil, balık bilmese de, "halik" biliyor ya Hocam!

***

BAKLAVA YEMEYİN, EVDE TATLI YAPIN

Geçtiğimiz sene tereyağının kilosu 18 liraydı, şimdi 30'la 40 arası değişiyor.

Kırmızı eti söylemeye gerek yok, önlenemez bir yükselişi söz konusu.

Kısacası birçok gıda ürününe bir yıl içinde acayip zam geldi.

Hele bazıları var ki, yılda değil üç ayda yanına yaklaşılamaz oldu.

Kimden söz ediyorum, Antep fıstığından.

Çok değil, geçtiğimiz Şubat'ta fiyatı 90 liradan 220 liraya çıkınca, tatlıcılar isyan etmiş, "artık Antep fıstıklı baklava satmama" kararı almışlar.

İyi yapmışlar...

Evet, bu saatten sonra, kilosu 20 liraya satılan baklava asla almayın.

Neden mi?

Bildiğimiz bezelyeyi, baklavanın içine Antep fıstığı diye koyarak, haksız kazanç elde eden, vatandaşı kandıranları da protesto edin.

Markalı ürün alın, alamayanlarımız çok olduğu için yağmurdan kaçıp doluya tutulmayın, ucuza satılan tulumba tatlısına da yönelmeyin.

Sağlığınızı düşünün, öğretilmiş çaresizliğe karşı dik durun. Unutmayın evinizde eşiniz en iyi sanatkâr; sütlü tatlı da yapar, cevizli baklava da.

***

SULTAN FATİH'İN KEMİKLERİNİ SIZLATTINIZ

Restorasyon neden yapılır?

Benim bildiğim.  Düzenlemek, yenilemek, bakım yapmak için.

Gelin görün ki. Yıllar süren restorasyonda Fatih Cami avlusunda bir katliam gerçekleşmiş.

"Ağaç kesenin başını keserim" diyen Sultan Fatih Sultan Mehmet'in sözü çöpe atılmış.

Kalbi ve ruhu kurumuşlar, asırlık çınarları ve servileri kesmişler.

Şu iki fotoğrafa dikkatlice bakın. Katliamı göreceksiniz.

Yazıklar olsun, bu işte kimin eli ve emri varsa, gereğini Allah'ın yapacak olmasından asla şüphe duymuyorum.

Sadece şunu diyorum, Ebu Leheb'in akıbetine uğrayın.

***

BİR SÖZ

Bir insan öldüğünde ondan kalacak ola tek şey eseridir. Merkep öldüğünde ise semeridir.

Mehmet Akif Ersoy