Bursa için sus, kendin için konuş!

Bilal Kayaaltı 16 Temmuz 2019 Salı, 07:30

Bu şehirde doğdum, büyüdüm. Herkes gibi Bursa'yı çok seviyorum.

Yemin ederim ki asla yere çöp atmıyorum, böyle eylemlerde bulunan koca koca adamları, kadınları her ne pahasına olursa olsun uyarıyorum.

Asla ölü taklidi yapmıyorum.

Kadim kentin betonlaştırılmasına gözlerimi yummadım, kulaklarımı tıkamadım.

Komşuluğun, dostluğun ve akrabalarla diyaloğun sırrını biliyorum.

Nerede ağaç görsem gölgesine bir kap su koymayı akıl ederken, böyle bir şuurla hareket ettiğim için yaratıcıya şükrediyorum.

Her ne pahasına olursa olsun, ağaçları kesen ruh hastalarına karşı üç maymunu oynamıyorum!

Hisar,  Maksem,  Emirsultan,  Hamzabey, Muradiye, Demirkapı'daki dostlarla bir araya gelince dünyalar benim oluyor.

Sayıları her geçen gün azalan, maliyet artışlarından dolayı hayvancılık yapamaz hale gelen köylerimizde, az sayıdaki üreticiyi gördüğümde bu ülke adına seviniyorum.

Allah sayılarını artırsın, karşılarına teşekkür etmek için çıkma zahmetinde bulunmayan bürokratların şerlerinden korusun diye dua ediyorum.

Mollaarap'ta oturdukları evleri toprak kayması olduğu gerekçesiyle ellerinden alınmak istenen, 'Gönül belediyeciliğini' yüreğinde değil de, riyakarlar alkışlasın diye sloganlaştıran, STK ziyareti yapınca Yıldırım'a çeki düzen verdiğini sananları, Allah'a havale edeli 3 ay olduğunu da söylemeliyim, Kamil!

***

Bu arada...

Şehrin tam ortasında nefes alacak tek yerimiz, akciğerimiz Ahmetpaşa mezarlığı olmasından dolayı çok sevinçliyim!

Cenazeleri toprağa verdikten sonra cantık yeme telaşında olan cemaate tek söz söylemeyen, caminin içinde dünyayı kurtardığını sanan Diyanet'in maaşlı memurlarının içler acısı hali karşısında ıstırap duyuyorum.

Güzelim Tophane Saat Kulesi'nin kubbesini plastik PVC kaplayanlara tepki gösterilmesine rağmen, hala bir adım atılmaması da yoğun mesaiden kaynaklandığını düşünüyorum!

Masa ve kürsü başında Uludağ'ı dört mevsim turizme kazandıracağız diye konuşan fanilerin, bu kente karşı aidiyet duygularını ayakta alkışlıyorum!

Naylon faturadan cezaevine giren sözde hoca bozuntusunun Karabaş-i Veli Kültür Merkezi'nde tribünlere oynamasına sessiz kalanlara hala bir anlam veremiyorum.

Velhasıl Bursa sudan ibaret de,

Bu şehirde sulu dereye götürüp, susuz getirenleri de hatırlamak gerektiğini düşünüyorum.

***

OTOMOBİLDE ÖTV İNADI!

Piyasada yaprak kıpırdamıyor diye bir tabir var.

ÖTV desteğinin bitmesiyle birlikte otomobil ve hafif ticari araç satışları dip yaptı.

Oysa destek kampanyası devam etmiş olsaydı, sıfır araç alımlarına rağbet devam edecekti.

Ancak esnaftan yükselen 'bitiyoruz, iş yapamıyoruz, siftahsız dükkân kapıyoruz' feryatları duyulmadı.

Sıfır araçta ÖTV kampanyasının sonlandırılmasıyla birlikte,  yüksek faizler, artan fiyatlar ve en önemlisi alım gücünün düşmesi, tüketicileri ikinci el araca yöneltince rakamlar uçup gitmiş.

Eğer bir noktada, ekonominin canlanması ön görülüyorsa, ÖTV kampanyası devam ettirilmeli.

Çünkü...

Piyasa dibe vurmuş durumda.

***

BİR SÖZ

Cahillerin hocalığı ve rehberliği ile âlim ve kültürlü insan yetişmez.

Mehmet Şevket Eygi