Bursa'daki imkanlar ve Aktaş

Bilal Kayaaltı 08 Şubat 2019 Cuma, 07:00

Bırakın Türkiye'yi, dünyada çok sayıda şehir, Bursa'daki doğal imkanların birçoğuna sahip değil.

Yıllardır, bu ıstırabın kavrukluğu içinde bizim şehrimiz.

Kayak Federasyonu Başkanı, MÜSİAD'ın Kurucu Başkanı Erol Yarar, 4 yıl önce Uludağ'da gerçekleşen çalıştayda, dünyanın en ünlü, modern kayak merkezlerine ulaşmanın zorluğundan bahsetmiş, Beyaz Cennet'in kıymetinin bilinmesine dikkat çekmişti.

Dağa olan ulaşımın kolaylığını hatırlatırken, pistlerin darlığından şikayet edip, kayarken, otellerin duvarına çarptığını söylemişti.

Yani, "gelinim sana söylüyorum kızım sen anla" diye mesaj verip, hem tatlı, hem acı konuşmuştu.

Geçen senenin başında Dört Mevsim Uludağ Çalıştayı'na katılan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu Hocamız da, Bursa'ya vefa borcu olduğunu, Uludağ'ın yeniden ayağa kaldırılacağını belirterek "Yılın 12 ayı turist gelecek" iddiasında bulunmuştu. Eroğlu'nun verdiği gazla, kamuya ait misafirhaneler, bazı oteller yıkılmıştı.

Burada yapılan toplantıda ev sahibi pozisyonunda olan Hakan Çavuşoğlu da kürsüye çıkmış, esmiş, gürlemişti.

Oysa bu gürlemelerin, Bursa'nın kaderi olduğunu toprağın altındakiler dahil olmak üzere herkes biliyor.

Çünkü mevzu sadece kürsü konuşmalarında kalıyor.

Neden derseniz, bu çalıştayın üzerinden 6 ay geçmişti ki, Birinci Gelişim Bölgesi'nin en büyük kayak pistinin yanına, birileri otel inşa etmeye başladılar.

Allah'ın bir kulunun da bu rezalete karşı gıkı çıkmadı.

Tüm bunları neden anlattım, şehre karşı aidiyet duygusu içinde olunmazsa, etliye, sütlüye dokunulmazsa, böyle acayiplikler yaşamaya, yaşanmaya devam edecek.

***

Çarşamba akşamı GESİAD Başkanı Kerim Demiral, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'ın onur konuğu olarak katıldığı sinerji toplantısında Aktaş'ın hayran kaldığı bir selamlama konuşması yaptı.

Lafı eveleyip gevelemeden, dünyanın birçok şehrinde olmayan imkanlara sahip olan Bursa'ya getirdi.

Bursa'nın kendi kendisine yeten bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu söyledi.

Doğal kaynaklar başta olmak üzere, Uludağ gibi bir değerden bahsetti.

Sahip olduğumuz değerler doğru kullanıldığı takdirde dünya şehri olacağımızı, aksi takdirde çarpıklığın daha da büyüyeceğine işaret etti.

Öncelikli meselemizin turizm olduğunun altını çizdi ve kentin bu değerin farkına vardığı takdirde ekonomik anlamda inanılmaz bir ivme kazanacağını ekledi.

Şehirlerin kendi ekonomilerini, kendileri meydana getirir diyerek noktayı koydu.

***

SEVDAMIZ BURSA

Peki, toplantıya katılan Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, yönettiği şehri, 31 Mart'ta sandıktan çıktığı takdirde nasıl yöneteceğini, nasıl hamleler yapacağıyla ilgili ne çıkışta bulundu?

Bir kere Aktaş, kitabın ortasından konuştu.

Kendisinden önce görev yapanlara teşekkür etti. Recep Altepe'yi yaptığı olumlu işlerden dolayı övdü, Mihraplı Parkı'nı örnek gösterdi, ardından da, herkesin malumu, iptal ettiği projeleri sıraladı.

Bitmeyen Timsah kafasından; stadın yanlış yere yapılmasıyla ilgili de Altepe'yi eleştirdi.

He bu arada stadın ardından bile bile lades olan, hastane inşaatının da önümüzdeki yıl tamamlanacağını ifade etti.

Şimdi fazla gürültü patırtı olmaması için T 3 tramvayıyla ilgili gereğini seçimin ardından yapacağını söyledi.

Şehrin trafiğiyle ilgili, ciddi adımlar attıklarını, yüz milyonları bulan yatırımlar yapmaya hazırlandıklarını kaydetti.

Yaptığı hizmetlerle tarihe geçmeyi, iz bırakmak istediğini sözlerine ekledi.

Bursa'nın ekmeğin arasına kıstırılmış kaşar peyniri ile günübirlik gezilecek bir kent olmadığını, dağ ilçelerinin dondurma gibi eridiğini söylerken, aklıma Orhaneli, Harmancık, Büyükorhan ve Keles'le ilgili tek bir proje koyamayan, hemşerilerinin ektiğinden, yetiştirdiğinden para kazanamadığı için şehre göç edip ırgatlık yapmasını seyreden AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten geldi.

Evet, Alinur Aktaş'ın Bursa turizmiyle ilgili ve kentimizle ilgili her kavganın,  sıktığı yumruğun Muhammet Ali'siyiz.

Mücevhere benzettiği,  etrafı sevimsizlik abideleri ile kuşatılmış "Hanlar Bölgesi" için bizi Bursa adına heyecanlandırdığını da söylemeliyiz.

Aktaş...

Yine ve tekrar, üstüne basa basa, vahşi sanayileşmekten bahsetti.

Uludağ ile atacağı adımların, ortaya koyacağı kararlı algıların, alkışlayanı ve tarih yazıcıları olacağız. Bu şehir artık öksüz evlat olmaktan kurtulmalı. Yapılacak işler, kürsü konuşmalarında buharlaşmamalı.

En önemlisi de Bursa, Alinur Aktaş'ın dediği gibi nefes alan, yeşilliğine, ağaçlarına bir an önce kavuşup, betonlaşmadan kurtarılmalı.

Karşımızda kararlı, sırtını dayadığı gücün farkında olan, Beştepe'den fazlasıyla destek alan, özgüveni yerinde tarihe geçmeye hazırlanan Alinur Aktaş'ı gördük.

***

BİR SÖZ

Abartmasız görünen gerçek şudur ki, Türk milleti birbirini anlamayan, anlamak istemeyen, zihniyeti, değer sistemi, yaşam tarzı, dili, giyim-kuşamı, selamlaşması bile farklı iki ayrı toplum haline gelmiştir.

Halil İnalcık