Bitlis'in güler yüzlü çocukları

Bilal Kayaaltı 07 Kasım 2017 Salı, 07:11

Bitlis ve ilçeleri sadece gezilip görülmesi gereken yerler olmakla birlikte, yatırımcılara kucağını açan bir coğrafyaya sahip.

Van gölüne kıyısı olan Adilcevaz, Ahlat ve adı üstünde Tatvan, güney sahillerinin fotokopisi gibi.

Anadolu'nun giriş kapısı olan sakin şehir Ahlat'ın toprakları tarım için çok elverişli.

Hayvancılık politikalarında düzenlemeler yapılırsa, 80'li yıllardaki sayıya ulaşmamız sürpriz olmaz.

Yapılması gereken şey, doğu ve güneydoğu illerine cazibe kazandırmak, yaşanılabilir hale getirmek.

Çünkü doğu insanının samimiyeti, bozulmayan insaniyeti; yeniden inşanın harcı, tuğlası, demiri.

Size, doğu insanı ile Kürt kardeşlerimizle ilgili onlarca insani örnekler verebilirim.

Üç gün boyunca Muş'tan başlayan gezi serüvenimiz Bitlis'in ilçelerini alt üst ederek devam etti.

Bu süre boyunca, çarşıları, sokakları, caddeleri gezdik.

Taburelerde oturup çay içtik, sohbet ettik.

***

80 yaşındaki berber Veysi amcanın küçücük dükkânına gönülleri sığdırdığını gördüm.

Yaklaşık 40 yıldır bakkallık yapan Remzi dayıya selam verdiğimde, "çay içmeden senin dükkânımdan çıkmana müsaade etmem" deyişini ölünceye kadar unutmayacağım.

Bitmedi, Hatuniye Anadolu Kız İmam Hatip Lisesi'nde asıl görevi "Veri hazırlama ve kontrol işletmeni" olmasına rağmen,  bu öğretim yuvasında muhasebecilik yapan, yetmedi,  okulun minibüsünde servis şoförlüğüne de surat asmadan, kaşlarını çatmadan, somurtmadan he diyen Mehmet Can Kolçelik'in devletin aracına olan şefkatine, dürüstlüğüne 3 gün boyunca şahit oldum.

***

Nasıl mı?

Bitlis'in bozuk yollarında kasislere girmemek için sabrından hiçbir şey kaybetmediğini gördüm.

Nemrut Dağı'nın köstebek yuvasına dönen yollarında aracı çukurlardan, "evladını soğutan koruyan anne" şefkati göstermesini hayretler içinde seyrettim.

Nemrut Dağı'ndan Ahlat'a yolumuz düştüğünde 3 metre karelik yolu ablukası altına alan çukurlar olmasına rağmen, minibüsün tekerleklerini kasislere sokmamak için üstün gayret gösteren Mehmet ağabeyi imrenerek takip ettim.

"Yav, benim işim başımdan aşmış, siz kalkıp bana Türkleri taşıtıyor, şoförlük yaptırıyor, yetmedi, başka işleri de ihale ediyorsunuz" demeden ekmek parasını kazandığı tekneye pislemeyen, şehri için, Kürtler adına, güneydoğu insanı için doğru algı oluşturan, ön yargıları çöpe atılmasına sebep olan,  bu ülkenin evladı Bitlisli Mehmet Can Kolçelik ağabeyimi ayakta alkışlıyorum...

Yazdıklarım, gördüklerim, reklam değil, senaryo hiç değil. Doğunun Çanakkale'sinde yani Bitlis'te yaşadım, gördüm ve sevinçten ağladım. Sizde şahit olabilir, şapkanızı önünüze koyabilirsiniz... 

Umarım, Bitlis Valisi İsmail Ustaoğlu da Mehmet Kolçelik'i ayakta alkışlar.

Gel seni kucaklayayım Mehmet'im der.