Bekir Pakdemirli ve Trakya'nın içler acısı hali

Bilal Kayaaltı 09 Temmuz 2019 Salı, 08:28

Trakya'nın topraklarında önceden ayçiçek, buğday, pancar, kavun ve karpuz tarlalarının ucu bucağı gözükmezdi.

Köylü ektiğinden para kazanır, mutlu mesut bir şekilde yaşar, kazandığını harcar, üretime katkıda bulunurdu; yani efendiydi.

O dönemde efendi olanlar, ülkesinin ekonomisine hayvancılık ve tarım yaparak katkıda bulunanların hali şimdi içler acısı.

Çorlu'dan tutunda Lüleburgaz'a kadar sağlı sollu fabrikalar var.

Eskiden E 5'in sağında, solunda bir ressamın elinden çıkmış gibi sıra sıra ayçiçek tarlaları, insanın ruhunu okşuyordu, şimdi ise yok denecek kadar azaldılar.

Tarım ve hayvancılıktaki patinaj, eğitim eksikliği ve yanlış politikalar, maalesef tüm yurdu etkisi altına aldığı gibi, Trakya'yı da mahvetmiş durumda.

Gençler, asgari ücretle sanayide çalışıyor. Ekilen ve üretilenden para kazanılmadığı ve toprakla kucaklaşmak zor geldiği için kap kara bir tablo ortaya çıkıyor.

Artık pancar, kavun ve karpuz ekenlerin sayısı neredeyse yok denecek kadar az.

Sebebi, toplamaya yani yevmiye ile çalıştıracak adamların yokluğu.

***

Örneğin Lüleburgaz'ın Evrensekiz Kasabası'nda, bundan 30 yıl önce her hanede hayvan bakılıyordu. Şimdi bu sayı, yüzde 2'lere kadar düşmüş.

Gençlerin tamamına yakını tarladan, topraktan kopmuş, koparılmış.

Sebebi belli, eğitim sisteminde tarım ve toprak bilinci çocuklara öğretilmeyip, toprakla beraber olmanın önemini kavrayamamaları, pratik yapmalarına olanak sağlanmaması!

Yanı sıra toprağın insanlığa verdiği değeri, 'insanları adalet ve kalkınma' içinde yöneteceğiz diyenlerin, derelerinden buz gibi su akan Trakya'yı zehirli sulara, tarlaları fabrikalara mahkum ettiren bir manzara ile karşı karşıya bıraktı!

Oysa 1990'lı yıllarda her evin ahırında çok değil 10 büyük baş hayvan; bin haneli bir köyde kocaman bir rakamın oluşmasına neden oluyordu.

Bunun adına da butik hayvancılık deniyordu.

Şimdi ahırlar boş, meralarda otlayan danalar, koyunlar yok artık.

Böyle olunca, akşam ahırlara dönen hayvanları göremez olduk. Yerli tohum, gübre tarihe karıştı, maliyetler arttı, tarlalarda verim düştü.

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tebdili kıyafetle Anadolu'yu gezsin, Trakya'ya gelsin ama yanında kendisini yanlış bilgilendirenler değil. Acı gerçeği görsün, iki elini başının arasına alıp, kara kara düşünmek yerine, çözüm makamı olan bir fani olarak ciddi ve pratik adımlar atsın.

***

ZEKERİYA BİRKAN ARTIK ADALET BAKAN YARDIMCISI

Yaklaşık 20 gün önce Zekeriya Birkan'la görüştüğümde, kendisine Abdülhamit Gül'ün yardımcısı olacağıyla ilgili sohbet etmiştik.

Birkan,'kısmet, bekleyip göreceğiz' demişti.

Kapıyı aralık bırakmıştı.

Ve sonunda beklenen oldu, önceki dönem AK Parti Bursa Milletvekili Zekeriya Birkan, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün yardımcılığına getirildi.

Kendisi gibi aynı makama layık görülen yakın dostu Cumhuriyet Başsavcısı Uğurhan Kuş da Gül'ün yakın çalışma ekibine dahil oldu.

Bilenler bilir Abdülhamit Gül, Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ın hayranıydı. Ta gençlik yıllarında, hocaya olan bağlılığını  'Gamzesine Kudüs konduran sevgiliye' isimli şiiri yazarak göstermişti.

Birkan da...

28 Şubat sürecinde mağdurların, ezilenlerin, cuntanın kumpasıyla hayatı karartılmak istenenlerin yanında yer alan oldu. Davalarına girdi, her türlü baskıya rağmen mazlumların yanında olduğunu gösterdi.

Zekeriya Birkan'a yeni görevinde başarılar diliyorum, Allah, yardımcısı olsun, mazlumların sesini duyan, ses olmaya devam etsin.

***

BİR SÖZ

İnsana aklı, dertlerinden kurtulması için verilmiştir.

Lev Tolstoy