Bakan Çavuşoğlu, Şanlıurfa ve tarım

Bilal Kayaaltı 16 Ekim 2017 Pazartesi, 08:04

Şanlıurfa

Makam ve koltuk, bazılarını acayip hallere sokuyor, geldiği yeri unutturuyor.

Kısacası güç zehirlenmesi yaşıyor  bazı mübarekler; belediye başkanı ,vekil veya bakanlık koltuğuna oturunca.

Uzun zamandır Bursa'da görmeye alışık olmadığımız enstantaneler yaşanıyor.

AK Parti Bursa Milletvekili Hakan Çavuşoğlu, Başbakan Yardımcılığı koltuğuna oturduktan sonra insani anlamda küçüleceğine şehrimizde ezberleri bozan adımlar atarak kalplerde büyüyor.

Dedik ya, bakanlık koltuğu bazılarını ne oldum delisi yapıyor, şaşırtıyor diye.

Bu söylediklerimizin tam tersi işlere imza atan Bakan Çavuşoğlu,  faniliğini hatırlayarak hareket ediyor.

Etrafa doğru gözle bakan Çavuşoğlu; geçenlerde il ve ilçe gazetelerin genel yayın yönetmeleri,  yazı işleri müdürleri, köşe yazarları ve bazı gazete sahipleriyle bir araya gelmişti.

Buluşmada Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürü Mehmet Akarca ve Bursa'ya bir süre önce atanan Ali Fuad Gölbaşı da vardı.

Çiçeği burnunda bakan Çavuşoğlu ile yapılan sohbet sırasında Şanlıurfa'yla ilgili kültürel bir gezi gündeme gelmiş, bakan da öneriyi sıcak bulmuştu.

Yaklaşık iki ay sonra bakan sözünde durdu.

Bursa ve ilçelerden gazetecilerle birlikte Şanlıurfa'ya Atatürk Havaalanı'ndan Cuma gecesi geldik.

Üzülerek belirtmeliyim ki, koskoca Bursa'dan peygamberler şehrine uçamadık!

***

Konumuza dönecek olursak...

Şanlıurfa'ya geliş sebebimiz,  BYEGM tarafından yürütülen program çerçevesinde AFAD tarafından koordine edilen yaklaşık 470 bin Suriyeli mültecilerin barındığı kamp ziyareti ve kentin tarihi yerlerini dünya gözüyle görmek.

Şanlıurfa'ya ayak bastığımızda göze ilk çarpan şey,  insanı çileden çıkaran trafik sıkışıklığının olmaması.

Yalnız üzülerek, kentin hızlı bir şekilde betonlaştığını gördüğümüzü söylemek zorundayız.

Ve tarım alanlarının yeteri kadar işlenmediğini!

Ancak, Koç grubu buralarda tarlaları kiralayıp, domates başta olmak üzere sebze ve meyve tarımı yapıyormuş. Böyle bir adımın atılması sevindirici...

Geçenlerde... Buralardaki tarım alanlarına yapılan yatırıma dikkat çeken TürkTraktör Genel Müdür Yardımcısı İrfan Özdemir de çiftçiyle işbirliği içinde olduklarını söylemişti.

***

HALFETİ'NİN KIYISINDA, FIRAT'IN SUYUNDA

Halfeti, Fırat'ın sularının içinde kalmış ilginç bir yer.

Buraya yapılan Birecik barajı 13 köyü sular altında bırakmış. Sadece ismi Savaşlar olan köyün yaklaşık 20 evi görülebiliyor ama burada yaşam yok, terk edilmiş.

Yapılan tekne turunda Mezopotamya'nın gizemiyle karşılaşıyorsunuz; Kaya mezarları, mağaralar ve kaleler.

Ekim ayının ortası... Ama buraların iklimi insana yaşanacak imkanlar sunuyor; ne çok sıcak ne de nem var.

Halfeti Şanlıurfa'ya bağlı, il merkezine uzaklığı 120 kilometre. Çok ilginç ama Gaziantep daha yakın, 100 kilometre. Hal böyle olunca da kültürel bağlar, ekonomik ilişkiler hep Gaziantep'le kurulmuş.

DEV MÜZE VE BALIKLI GÖL

İkinci durağımız şehrin merkezinde bulunan 33 dönüm araziye inşa edilen dev müze.

Müzede, dünyada bulunan en eski tapınak olarak tarih kitaplarını değiştiren "Göbeklitepe Tapınağından" çıkan eserler sergileniyor. Bu plato yerli turistlerin akınına uğruyor.

Türkiye'nin beşinci büyük müzesinde 74.000 bin eser sergileniyor.

Yerel kıyafetler giymiş köylü mumyaları, konaklar, tarım aletleri dikkat çekiyor.

İlk günün son durağı...

Nemrut'un zulmünün ardından devam eden mucizelerle ortaya çıktığı belirtilen Balıklıgöl.

Atamız İbrahim A.S'ın ateşe atıldığı bu gizemli mini göl, çevre illerden ve ülkemizin farklı şehirlerinden gelen turistlerin akınına uğruyor.

Fotoğraf tutkunlarının çok farklı kareler çektiği bu Balıklıgöl'deki balıklar insanlara o kadar alışmışlar ki, atılan yemleri kuzu gibi neredeyse elde yiyecek duruma gelmişler.

Şanlıurfa'nın tarım alanlarının sessizliğini bozması ümidiyle bu kadim şehirden yazmaya devam edeceğiz.