Asgari ücretli ve üretim

Bilal Kayaaltı 16 Ekim 2018 Salı, 07:56

Ağustos'ta dövizde yaşanan artış, piyasaları alt üst etti; faiz ve enflasyonda yaşanan acayipliklerin ardından Türkiye,  girdiği şoku atlatmaya başladı.

Adeta alt üst olan ticari hayat, yeniden düzlüğe çıkıyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın Ekonomi Programı'nı açıklaması; şirket kredilerinin yeniden yapılandırılması,  Ağustos sonrası alınan ticari kredilerin faizlerini yüzde 10'a geriletti.

Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın ABD ziyaretinin ardından bu ülkeyle yaşanan ilişkilerde normalleşme yaşanmaya başlandı.

Sadece bu adım bile doların hararetini düşürdü.

Tabi, kur şokunda ve ekonomimize yapılan operasyonun bir parçası olan Papaz Brunson davasında yaşanan pozitif gelişme, Amerika ile meydana gelen gerginliği aşağılara çekmeye yetti.

Tüm bu oluşumların ışığında hükümet, üretimi arttırmak için ciddi adımlar atmaya başladı.

Dövizin tavan yapmasıyla ne yapacağını şaşıran iş adamlarına ödeme kolaylığı ve kur sabitlemesi getirildi.

Dar gelirliyi yakından ilgilendiren ve canını sıkan fiyat artışlarında, çok sayıda firma başlatılan indirim kampanyasına katılarak, tüketiciye umut verdi.

Yapılması gereken ve alt gelirliyi de yakından ilgilendiren bir adım daha olduğunu düşünüyoruz...

Sokaktaki vatandaş, emekli, asgari ücretlinin iktidardan istediği; hızla eriyen maaşlarına zam yapılarak destek olunması yönünde.

Tabi bu refleksi gösterecek olan hükümettir. İşvereni zora sokmadan, devletin çarklarını devreye sokması çok önemli.

Gazeteler kurda yaşanan dalgalanmalardan, yani dövizle alınan kâğıttan dolayı büyük sıkıntı yaşıyorlar. Sonuç olarak da çareyi küçülmede buluyorlar.

Yani iş sahalarından ortaya çıkan olumsuz adımlar, ülkeyi dar boğaza doğru sürüklüyor.

Buradan yola çıkarak,

Bunların önlenmesi adına, fedakârlık yapması gereken, devlettir.

Vatandaşın yüzünü güldürmek, üreticinin ürettiği malı satabilmesi, alım gücünün yüksek olması anlamına geliyor.

Dar gelirlinin cüzdanının, mutfağının şenlenmesi demek, herkesin negatiflikten kurtulması;aynı zamanda ülkenin hem ekonomik, hem de sosyal anlamda düzlüğe çıkması manasına geldiğini de bilmek lazım.

Mesela sokaktan yükselen feryat,  doğal gaza, elektriğe, suya da indirim yapılması yönünde; yılsonuna kadar zam yapılmayacak açıklamasının çözüm olmadığını hatırlatmak istiyorlar.

Uzun lafın kısası, açlık sofuluğu bozmadan, çareler üretmek gerekiyor.

***

BARO, GÜRKAN ALTUN'LA DEVAM DEDİ

Bursa Barosu seçimlerinde sürpriz yaşanacağına pek ihtimal vermiyordum, öngörümde yanılmadım.

Pazar günü yapılan genel kurulda Gürkan Altun, geçerli oyların 1533'ünü alarak yeniden Baro Başkanı oldu.

Bu arada, Altun'un karşısına bir kez daha aday olarak çıkan Şerafettin Yavuz da 1043 oy alarak, iki yıl önce yapılan seçimde aldığı 939 oyun bir tık üzerine çıkmış oldu.

Evet, Baro seçimi sonuçlandı. Gürkan Altun girdiği seçimden zaferle çıktı.

Umarız Gürkan Altun ve ekibi, bundan sonra da hukukun üstünlüğünü, mazlumların feryadını daha net ve berrak bir şekilde duymaya, görmeye devam ederler.

***

BİR SÖZ

Düşünmek en küçük anlamda var olmak demektir.

Yaşar Kemal