'Aman mazbata kaybolmasın'

Bilal Kayaaltı 10 Nisan 2019 Çarşamba, 07:00

Türkiye'nin farklı illerinde olduğu gibi, Bursa'da sandıktan birinci çıkan Büyükşehir, Osmangazi, Yıldırım ve İnegöl belediye başkanları da haftanın ilk günü görevlerine resmen başladılar.

Kendisi için mazbata artık sıradan bir sertifika haline gelen Alinur Aktaş, Büyükşehir'i yönetmenin yetkisini önce Bursalılardan, ardından da Adliye'de düzenlenen törende 4'üncü mazbatasını İl Seçim Kurulu Başkanı Ali Rıza Bir'in elinden aldı.

Aktaş'ı bu mutlu gününde Mustafa Dündar, Oktay Yılmaz ve Alper Taban yalnız bırakmazken, eski ve yeni vekillerle birlikte teşkilat mensupları da törende hazır bulundu.

Seçilmiş Başkan, teşekkür konuşmasına başlarken, 'aman mazbata kaybolmasın'  esprisi yapmayı da ihmal etmedi. Bazı illerde seçim günü yaşanan tatsızlıklara dikkat çekip, Bursa'da sorunsuz bir şekilde, büyük bir olgunluk ve suhuletle sonuçlandığını söyledi.

***

1 Nisan'dan bu yana tekrarladığı, 'artık konuşma zamanı değil, icraat zamanı' sloganını bir kez daha dile getirdi.

Siyasi görüşü ne olursa olsun ufku, vizyonu ve derdi Bursa olan herkesle istişare edeceklerini söyledi.

Kaç oy aldığı, yüzde kaçla seçildiğiyle ilgili mülahazaların sona erdiğini, artık seçilmiş belediye başkanı olduğunu ifade eden Aktaş, bu saatten sonra birikmiş sorunları çözüme kavuşturmanın didinişinde olacağını belirtti.

Aktaş'ın da dediği gibi yol uzun, yük ağır,  Bursa için yapılacak çok iş var.

Artık önemli olan zoru başarmak...

Her hanenin, her ferdin sevgisini kazanmak, betonlaşan şehri, yeniden özlenen, özenilen, kıskanılan hale getirmenin gayreti içinde olmak.

Çünkü yakın illerde muhalefetin AK Parti'den aldığı belediyeler var. Buralarda elde edilecek başarının yansımaları, etkileri mutlaka olacak. Örnek mi istiyorsunuz, 94 yılında Refah'ın başlattığı belediyelerdeki devrim.

Şimdi herkesin gözü Alinur Aktaş'ta.

Her attığı adım, her yaptığı icraat dikkatle takip edilecek. 'Yalnız başıma ben bir hiçim' diyen Aktaş, bu şehrin sokaklarında, caddelerinde gezdiğinde, hemşerilerinin dertlerini dinlediğinde, sırtındaki yük ne kadar ağır olursa olsun, hafifleyecek, Bursa'nın sorunları çözüme kavuşacaktır.

Hiç olmamanın tek yolu; Bursa'yı dünya kenti, turizmin başşehri yapmaktan, betonlaşan görüntüsünden kurtarmaktan geçiyor.

Haydi hayırlısı...

***

SEZAİ KARAKOÇ'UN DİYANET'E İBRETLİK HAC CEVABI

Yıllar önce, düşünür, mütefekkir Sezai Karakoç'a Diyanet yetkilileri hac davetinde bulunurlar.

Karakoç'la bütçesi birçok bakanlıktan daha fazla olan Diyanet yetkilisiyle aralarında şöyle bir diyalog geçer:

Diyanet: 'Üstadım, sizi hacca davet ediyoruz.'

Sezai Karakoç: 'Bana hac henüz farz olmadı. Farz olduğu zaman giderim inşaAllah'

Diyanet: 'Efendim, Diyanet olarak sizi, biz götürmek istiyoruz'

Sezai Karakoç: 'Ben milletin parası ile hacca gitmem.'

İşte bu duruş, direniş ve şuur, Sezai Karakoç'u aziz ve kıymetli yapıyor.

Allah ömrüne ömür katsın ki, güç zehirlenmesine uğrayanlara dokunacak sözü olsun.

Böyle fanilerin sayısı artsın.

Bu ülke İnsanını çiçek, böcek hutbeleri ile uyuşturmaktan başka bir işe yaramayan, gerçek gündemleri saklayan, aklı, fikri ticarete çalışan Diyanet'in de asıl kimliği ortaya çıksın.

***

BİR SÖZ

İster iktidara ister muhalefete mensup olun; sükûnetinizi koruyun ve sadece yakışan karalamadan korkun. Sinirlerinize hâkim olduğunuz sürece ne yapılsa, ne edilse boş.

Akif Beki