Alinur Aktaş'ın en zor görevi

Bilal Kayaaltı 29 Nisan 2017 Cumartesi, 10:23

Annem annem, güzel annem!

Her ölümün, erken ölüm olduğuna işaret ediyor şair.

Hele anne ve babanın ölümü, evlada deniz bitti dedirtiyor; bir anda renkler soluyor, zaman duruyor!

İşte, onlardan birisi...

İnegöl Belediye Başkanı Alinur Aktaş, ciğer paresi anneciğini Hakka yolcu etti.

Şu bir gerçek ki...

Kanser, bu ülkenin bağrına saplanmış kocaman bir hançer. Uzun süredir bu illetle mücadele eden 86 yaşındaki Meryem teyzeyi söküp aldı hayattan; yetim ve boynu bükük bıraktı Alinur Aktaş'ı.

***

Hayatta belki de en zor şeylerden birisi; babanın, annenin teneşire yatırılmış bedenini çaresiz gözlerle izlemek.

Hele, ciğer paren o kalın mermerin, tenekenin veya tahtanın üzerinde sağa, sola çevrilirken, vücuduna serpilen sabunlu suya tepki verememesi, insanı canlı canlı alıp götürüyor bu dünyadan.

Alinur Başkan, annesinin musallaya yatırılmış tabutunun başucunda, hayatında unutamayacağı anları yaşadı, karnında 9 ay saklandığı anneciğinin namazını kıldırdı.

"Evimizin direği koptu, göçtü" dedi.

Sonra, omuzuna yasladı, kara toprağa emanet etti.

Kolu, kanadı kırıldı Alinur Aktaş'ın, karanlık çöktü hanelerine!

Bir zaman sonra gözyaşları kurur ama yürekteki o anne acısı hiç kaybolmaz.

Kolay değil... Teklifsiz ve aracısız bir şekilde başını dizine, göğsüne yasladığın,canın sıkıldığında, kafan bozulduğunda aradığın anneciğin kayboluveriyor bir anda!

Allah Aktaş ailesine sabırlar versin.

Meryem kulunu cennetine koysun, Peygamberine komşu yapsın.

***

Ne diyordu Üstat Necip Fazıl Kısakürek, annem şiirinde:

Ak saçlı başını alıp eline,

Kara hülyalara dal anneciğim!

O titrek kalbini bahtın yeline,

Bir ince tüy gibi sal anneciğim!

***

Sanma bir gün geçer bu karanlıklar,

Gecenin ardında yine gece var;

Çocuklar hıçkırır, anneler ağlar,

Yaşlı gözlerinle kal anneciğim!

***

Gözlerinde aksi bir derin hiçin,

Kanadın yayılmış, çırpınmak için;

Bu kış yolculuk var, diyorsa için,

Beni de beraber al anneciğim!..