Aktaş kafaya koymuş, Doğanbey TOKİ yıkılacak

Bilal Kayaaltı 05 Aralık 2018 Çarşamba, 07:44

Dün, Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş'tan 13 aylık icraatlarını, 31 Mart akşamı Bursalılar kendisini sandıktan çıkarırlarsa hangi vizyon ve şuur içinde çalışacağını dinledik.

Başkan, 'Bursa 2026 Şehir Tasavvuru' başlıklı toplantıda gelecek hedefleriyle ilgili manifestosunu açıkladı. Kadim şehre ve yaşayanlarına hizmet etmenin gururunu yaşadığını söyledi.

Aktaş, 1 saate yakın konuştu.

Şehrimize hizmet eden belediye başkanlarına teşekkür etti,  isim vermedi ama Altepe'nin bazı icraatlarını eleştirdi.

Ardından da...

Kendisinden önceki yöneticilerin yaptıkları yanlış uygulamalar neticesinde şehrin geleceğinin çalındığına vurgu yaptı.

Zaten, kafamızı kaldırdığımızda bu mahcubiyet içinde doğduğumuz şehirde yürümek zorunda kalmıyor muyuz?

***

400 gün içinde akıllı dokunuşlar yaptıklarını ifade eden Aktaş, Altepe'nin şehir içi teleferik ve deniz uçağı projelerini iptal ettiklerini belirtti.

Bursa'mızı daha güzel yarınlara taşımak için yola çıktıklarını hatırlatan Alinur Aktaş, tarih ve kültür şehrinin yüzünü güldüren adımlar atacaklarını, özellikle yatay mimari konusunda ciddi projelerle yola çıkmaya hazırlandıklarını kaydetti.

Ve sözü Recep Altepe'yi devre dışı bırakan ve Erdoğan Bayraktar tarafından yapılan, Bursa'nın bağrına saplanan Doğanbey hançerine getirdi:

"Burada iki bin 700 daire var, 1 milyarı bulmayan bir maliyet söz konusu. Hedefim kimseyi üzmeden, Doğanbey'i ortadan kaldırmak."

Evet, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın yatay mimari çıkışının ardından AK Partili belediye başkanları da hummalı bir çalışma ve şehri beton yığınlarından kurtaran projeler içine girdiler.

Aktaş da onlardan birisi. Belli ki kafaya koymuş. Seçim bittikten sonra, ortaya konulacak projeler kapsamında Doğanbey yerle yeksan olacak.

Tabi bu adıma, Doğanbey sakinleri ne diyecek, nasıl bir tepki gösterecek, zaman içinde göreceğiz.

***

ŞEHRE SAHİP ÇIKACAĞIZ

Alinur Aktaş, Bursa'mızla ilgili önümüzdeki dönemde yapacaklarını sıralarken, "Kirlenmeyeceğiz, kirletmeyeceğiz ve kirletenlere de asla müsaade etmeyeceğiz" çıkışında bulundu.

Aktaş konuşmasında, şehrimize dışarından bakanların, "Bursa'yı havası kirli, sanayinin içine sıkışmış, İstanbul'un arka bahçesine dönüşmüş olarak" gördüklerini anlattı.

Evet, betonlaşan, betonlaştırılan, bir şehirden söz ediyoruz. Anadolu'da toprağını ekemediğinden, hayvancılık yapamadığından dolayı Bursa ovasının göç edenlerden dolayı ağladığını görüyoruz.

Dört dağ ilçesi ve köylerinin veba salgınına uğramış gibi insansızlaştığına kahır içinde şahit oluyoruz.

Mesela...

Turizmde dünyanın birçok kentiyle yarışacak potansiyele sahip olan Bursa'mızın, basit ama dikkat çeken dokunuşlarla acayip bir şehir haline geleceğine inanıyorum.

Bunun için kimsenin gözyaşına, birilerinin adamı olmadan, şikâyetlere, algı operasyonlarına bakmadan hareket etmek gerekiyor. Uludağ'ın tüm güzellikleri ortadayken, Başkan Erdoğan'ın yıllarca önce burası 'Davos' açıklamalarına rağmen, Beyaz Cennet'in 30 yıldır kanalizasyon sorununun ortadan kalkmadığına üzülerek şahit oluyoruz.

Umarız ve arzu ediyoruz ki, şehrin gerçek dinamikleri sayesinde Bursa'mız betonlaşmaktan, İstanbul ve İzmir'in arka bahçesi olmaktan kurtulur.

 Dolayısıyla ciddi ve caydırıcı hamlelerle o özlediğimiz yeşil Bursa geri gelir.

Böylece bizler de Alinur Aktaş'ı ayakta alkışlar, yaptıklarına şapka çıkarırız.

***

BİR SÖZ

Suudililer, Kaşıkçı olayı ile utanca, alçaklığa ve kepazeliğe imza attılar.

Mustafa Karaalioğlu