Ahlak ve adalet yoksa 'VAR' ne işe yarar

Bilal Kayaaltı 13 Ağustos 2018 Pazartesi, 07:10

Camia tedirgin, Fener'den fark yeriz diye düşünenler haksız değildi.

Santraforu olmayan, affedilerek takıma dâhil edilen Tomas Necid'le çıkılan bir sezonun ilk maçı.

Kısacası Bursaspor, İstanbul'a giderken imkânsızlıkların, beceriksizliklerin de içinde olduğu bir kamburla Kadıköy'e geldi.

Tribün desteğini arkasına alacağı düşünülen Fenerbahçe'ye karşı maça olağanüstü bir konsantre ile başlayan Bursaspor,  inanılmaz bir mücadele ortaya koydu.

Daha ilk dakikalarda, Yusuf Erdoğan ceza sahasına isabetli bir orta yapmış olsaydı, sarı lacivertliler neye uğradığını şaşıracaktı.

16'da Ekong'la öne geçildi, ancak bu üstünlüğün korunamamasının nedeni, oturmayan kadro, tecrübesizlik ve eksik bölgelere takviyelerin yapılmaması.

***

Şimdi gelelim VAR meselesine!

Dünya kupasında ilk olarak uygulanan VAR sistemi, turnuvada tıkır tıkır işlediyse, bunun sebebi adaletli ve ahlaklı düzen içinde hareket edilmesiydi.

Türkiye'de bu sistemin işlemeyeceği ta başından beri belliydi.

Neden?

Aklını, ahlakını kaybetmiş olanlar, VAR sistemde doğru karar veremezler de ondan!

Yıllardır yerleşmiş olan ahlaksızlığı...

Cumartesi akşamı bir kez daha gördük.

Orta hakemin, Fener'e 'çaldığı' penaltıyı 30 bin kere de izlesek, asla beyaz noktanın gösterilmemesi gerektiğini anladığımızda, VAR olsa ne olur olmasa ne?

Ya da Bursaspor'un VAR kararıyla iptal edilen penaltısı.

Adam Volkan'la birlikte topa yükseliyor, meşin yuvarlak elinde tur atıyor, Halil Umut Meler denilen fani, "ne VAR'ı kardeşim, bu sistemde size yer yok" diyerek Bursaspor'un ipini çekiyor.

Dolayısıyla dünyada VAR sistemi sorunsuz, tıkır tıkır işler ama bu ülkede ahlakını ve adaletini kaybetmiş, elinde düdükle gezenlerle asla yürümez.

Kimse kusura bakmasın ama...

Bu eyyamcı ve hak yiyicilerin VAR sistemi, adamına göre işler.

Sonra ne mi olur, Avrupa ve Dünya arenasında daha ilk turlarda sıfır çekmeye, şamar oğlanı olmaya devam edersin.

***

KADIKÖY'DE POLİS ŞİDDETİ

Teşkilatı ve çatısı altında görev yapanları seviyoruz, saygı gösteriyoruz.

Ancak...

Bazıları var ki hadlerini aşıyor.

Benim bildiğim şu,

Polis savcı adına görev yapar, yetkileri bellidir. Korku değil güven vermelidir. Asla cezalandırıcı, yargısız infazcı olamaz.

Eğer bu şekilde davranmayanlar varsa, asla bu kurumun içinde barındırılmamalılar.

Cumartesi gecesi Kadıköy'de Teksaslılar Derneği Başkanı Mehmet Güzelsöz, engelli olmasına rağmen, spor şubede görevli bir polis tarafından acımasızca dövüldü.

Türkiye, yaşanan vahşeti sosyal medya sayesinde utanarak izledi!

Memur arkadaş, savunmasız Mehmet'in bedeninde adeta dövüş tekniklerini uyguladı!

Önce karın boşluğuna yumruk.

Sonra kafaya seri tekme.

Bu saatten sonra...

Bu vahşetin peşini, Bursa'nın ekmeğini yiyenler, suyunu içinler bırakmamalı.

AK Parti Bursa milletvekili Refik Özen, maç sonrası yaşanan utançla ilgili, "Bursaspor maçında ortaya çıkan kabul edilemez görüntüler ile ilgili gerekli girişimleri yapmış olup; Söz konusu memur açığa alınmış ve gerekli idari soruşturma başlatılmıştır..." diye sosyal medya hesabından, olayın takipçisi olduklarını ve polisin açığa alındığını duyurdu.

Bu iş sadece burada kalmamalı.

Savunmasız ve engelli Mehmet dövülürken, tekmelenirken seyredenlerde hesap vermeli.

Tekme atan ise yarın aynı işi yapamamalı...

Bursalıların, Bursasporluların hakkını savunmak için Vali İzzetin Küçük'ü, milletvekillerini ve belediye başkanlarını göreve davet ediyoruz.

Yaşanan utancın ardından kim ne yapacak nasıl hareket edecek...

Bursaspor camiası da peşini bırakmadan, takipçi olmalı.

***

BİR SÖZ

Biz bağıracağız, birileri hiç duymayacak,

hep aynı hikâye, duyanlara selam olsun.

İsmet Özel