Yine aynı senaryo; Ortadoğu = kaos

Batuhan Yalçınkaya 08 Ocak 2018 Pazartesi, 06:52

Hayat pahalılığı, enflasyon protestosu sebebi ile İran'da sokak olayları patlak verdi. Onlarca cana mal oldu, oluşan kaos sonrası, protestocuların rejim karşıtı gösterilerine döndü. Birkaç ağacın kesilmesini protesto etmek bahanesi ile başlayıp, onca karışıklıktan, huzursuzluktan sonra, göstericilerin 3 köprü yapımının ve 3.havalimanının iptali talebine dönen gezi olayları geldi aklımıza.

Her şeyden önce olayların başladığı İran'ın kuzeydoğusunda bulunan Meshed şehri, rejimin kuvvetli olduğu, Şia muhafazakârlığın yaşandığı bir şehir. Olayların buradan başlayıp, yayılması nasıl bir mesaj acaba?

Ben İran, bölge ülkeleri ilişkileri, mezhep gerginlikleri fotoğrafına biraz daha geniş perspektiften bakmak istiyorum. ABD'nin Afganistan işgali ve ardından kurduğu Şia kökenli bir hükümet kurması, ülkede mezhep gerginliğinin altına yakılan ateş olarak değerlendirildi. Dahası ABD bölgedeki baş düşman İran demesine rağmen, yine İran'ın elini güçlendirecek bu hamlesini kimse anlamlandıramadı.

Yine ırak işgalinde, ABD askeri Bağdat a girdiğinde sembolik olarak devrin kapandığını vurgulayacak hamlesi, Saddam'ın devasa heykellerini yıkmak olacağına, ilk bombaladığı mekan İmam-ı Azam Ebû Hanife'nin kabinin de bulunduğu, imamı Azam Câmii hatta bulunduğu azamiye mahallesini yerle bir etti. Camide görevli imamları tutukladı. Hala camiinin o yıkımının fotoğrafları camide sergileniyor.

Bu hamle o gün sadece Saddam'a değil, Sünnilere devirlerinin kapandığının mesajı idi. Sonrasında kurulan Şia hükümeti, Irak'ın İran'a teslimi demekti.

Yemen buna keza aynı. O zamanlar öngörüsü olan her düşünür, ileride çıkarılacak mezhep savaşını o günden gördü, dillendirdi.

ABD ne yaptı, 2 milyarlık İslâm dünyasında 1,5 milyar Sünni nüfuzun stratejik noktalarının hükmünü Şia İran'a teslim edip, işgale öfkenin yanına, Şia İran'a, mezhep kutuplaşmasını körükleyecek tepkiyi ekledi.

  Düşman İran'a kıyak mı yapıyordu Siyonizm kölesi.

Hayır, İslam'a düşmanlık ediyordu. Her zaman yaptığı gibi.

  Çıkacak savaşa taraf İsrail mi olacak. BAE, Suudlar ne güne duruyor. İsrail ile birlikteliklerini yüksek sesle haykıran, avel Müslümanlar varken.

  İran bizim için bölgede en güvenilmez, aramızdan kuyu kazan faaliyetlerde bulunmuş ülkelerden, evet.

Yanan canlar hariç, yaşadıkları sıkıntıya, " ya ..nasılmış " diye seyretmek geçiyor insanın içinden, yaptıklarını düşündükçe.

Ama biz onlar değiliz. İnsan Allahın yarattığı, değerini bizzat vurguladığı, muhatap aldığı varlık.

İnancı, yaptığı, yaşamı yargılamak, Yaradan'ın tasarrufu.

Biz lanetlenen ve ayrım gözetilmeden insanlığa zarar veren fesatçılar ile mücadelemiz.

Husumet başlarına gelene kadar uyanmayanlara, ayılıp, ders çıkarmaları, bundan sonra birlik olmanın var olmak anlamına geldiğini anlamaları ümidi ile;

" Bir musibet, bin nasihatten evladır. "

Anlayana...

Vesselâm...