İstiklal'de kutlanan gün hangi kadının?

Batuhan Yalçınkaya 12 Mart 2018 Pazartesi, 10:54

  8 Mart kadınlar günü olarak geçtiğimiz hafta içinde kutlandı. Çocuk gelinler, kadın cinayetleri darp edilen hastanelik kadınlar , maalesef hala toplumsal sorunumuz olarak kaldı. 8 Mart bu sorunumuza farkındalık oluşturmak için fırsat elbette.

  Hemen her yıl olduğu gibi feministler İstiklal'de toplanıp kendi tekellerinde imiş gibi marjinal çizgide kutladılar günlerini. 

  Şimdi hem köşene kadınlar gününü konu et hem İstiklal'de yapılan yürüyüşü yadırgayan laf ediyorsun diyeceksiniz.

  Hayır , kadınlar günü deyince eline diktatör değil , başka bir şey! İstedigini yazan dovizlerle dolaşan zevat akla geliyormuş gibi algılanması benim sorunum. 

  Bu bakış açımı eleştireceklerden kaç tanesi, o dövizi , eşinin ,  bacısının ,  anasının eline verip , alkışlarla arkasından yürür. 

  Ben elbette cennetin ayakları altında olan kadınlarımızın günlerini kutluyorum. Ömer Halis Demir'in , Fethi Sekin'in , evladını vatana kurban edip, naaşı başında " bak ağlamıyorum, düşmanı sevindirmeyecegim, vatan sağolsun " diyen analarımızın , onları ekrandan bile izlerken kendi yakınını izliyormuş gibi ağlayan bacılarımızın ellerinden öperek kutluyorum günlerini. 

  8 Mart'ta neymiş sadece. Ben o anaları bacılara her gün hürmet minnetle , önünde eğilip, ayaklarının altında cenneti arıyorum. 

  Alakasız ürünleri bile yarı giyinik kadınlar ile pazarlamaya çalışılan bu devirde o günü gerçek manasıyla kutlamak ne kadar mümkün ise o kadar kutluyorum. 

  Şehit anaları Hatay'da vatan sağolsun nidaları ile Mehmetçike destek için eline kurban olduğumuz bayrağı almış, sınırda bekleşiyor. 

  Anacığım, 8 Mart neymiş, ömrün, ahirin bereketlenmis, sen bize dua et . Doyamadığın evladınla Peygamber Efendimizin komşusu ol. O ana kadar her günün , her anın kefaretin olsun.

  Allah sizlerden razıolsun.