Böylesi bir bizde

Batuhan Yalçınkaya 11 Haziran 2018 Pazartesi, 06:10

Seçime sayılı gün kaldı. 24 Haziran, Türkiye'nin geleceği, ilerlemesi, gelişmesi açısından kırılma noktası denebilecek ehemmiyette bir seçim.

Dolayısıyla da ülkemizin gelişmesi, ilerlemesi kime batıyor ise, onların istediği sonuçların çıkması için ellerinden geleni yaptıklarını görüyoruz.

Mihenk taşı olabilecek her adımda, ilerleyişimize çelme olabilecek bir olay yaşamadık mı?

Seçimi seçmeni provake edecek her şey yaşadık, yaşıyoruz. Ekonomik, sosyal, siyasal her tür pislik mubah saydıkları için her mecrada her şey beklenir.

Bunları hep beraber yaşıyoruz.

O yüzden tekrar tekrar bize şunu bunu yapıyorlar diye anlatmayayım.

Ben adayların söylemlerine taktım bu ara.

Bir yere gelmek için, hedeflediğin makama geldiğinde yapacaklarını vaat etmekten doğalı yok.

Seçmeni ikna etmek için samimi ya da şişirme vaatlerle takla atarsınız meydanlarda, anlarız.

Oda "şu ana kadar bu yapıldı, ben daha iyisini, büyüğünü yaparım" olur normalde.

Yani tuğla üstüne en iyi tuğlayı ben koyarım demekle olacak.

Ancak bizde adaylar adaylıklar parti içi hareketler hemen her şey bir garip.

Seçmenine, parti genel başkanı dururken, parti içi muhalif bir ismin aday gösterilmesini anlatamamış CHP ve adayı İnce mesela.

Vaatlerini dinliyorum da, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan a saldırmak haricindeki her söylemi, taş üstüne taş koymaktan ziyade, yapılanı yıkacağı yönünde.

Gezi olaylarında parti altyapısında görevli şahısların faal olarak olayların içinde olması, o protesto ile eylemlerin sonunda yapılmak istenen sonuca da ortak eder bir anlamda.

Neydi gezi eylemcilerinin eylemi sonlandırma şartı; 3.hava limanını yapmaktan vazgeçin, Kanal İstanbul projesinden vazgeçin...

O eylemcilere kim talimat verdi de o şartların yerine getirilmesi karşılığında, ancak memleketin ufkunu karartan olayları durduracağını vaat ettirdi ise bugün cumhurbaşkanı adayları aynı yerlere el sallıyor.

Sayın İnce de cumhurbaşkanlığı icraatları olarak memleketin üst üste konmuş taşlarını dağıtmayı seçip, gözümüzün içine baka baka o yapacaklarını vaat ediyor.

3.havalimanını yıkacak park yapacakmış.

Kim istemiyor o limanı.

Kim için seçilecek sayın ince cumhurbaşkanı olarak.

Millet için değil, o limanı istemeyen Almanya için mi.

Kendini arayan "Amerikalılar" mı, terörle bu zamana kadar kimyamızı bozanları, cezaevinde ziyarete gidip, demokrasi adına serbest kalması için alanlarda bağırıp çığırıyor.

Etmeyeceğim, geleceğimi çalacak oyu atıp, olmayacak namzetleri başımıza geçirmeye çalışanlara hakkımı helal etmeyeceğim.