Akdeniz oyunları

Atilla Akbaş 06 Eylül 2019 Cuma, 07:30

Rusya'nın Suriye ile soğuk savaş yıllarına dayanan bir müttefik ilişkisi vardır.

Geçmişte de destek gören Suriye çareyi Rusya ile yakınlaşmakta buldu. 

Bölgede birçok Ortadoğu ordusu Rusya tarafından modernize edilmiş silahlarla savunmalarını yapıyordu. Bu gövde gösterisinin Suriye için anlaşılır bir yanı vardı.

Bu aşamada;  Suriye Esad rejiminin savaş stratejisiyle bir liman kenti olan Tartous Deniz Üssünü Rusya'ya açarak kendisini dış güçlere karşı korumaya aldı. Rusya'nın da önemli bir silah müşterisi oldu.

SICAK DENİZLERE İNME İSTEĞİ

Rusya ise, Çar Deli Petro'dan bu yana hayalini kurduğu Akdeniz'e inme projesini realize etti. Deniz üssüne kavuştu. Yüzyıllar alan bu proje bir şekilde hayata geçme noktasına erişti. Bu sayede A.B.D karşısında artık daha sağlam duracak. Ayrıca, Doğu Akdeniz'deki Enerji savaşlarında önemli bir role de soyunmuş oldu.

Büyük devletlerin yüzyılları bulan projelerle hareket etmesi kendilerini bir gün bekledikleri kapının eşiğine taşıyor.

Müslüman devletler ise başsızlığın verdiği avarelikle afyon yutmuş gibiler. Uyuyorlar. Geleceklerine temlik konsada, onlar bugünün hesabını daha bitiremedi.

Baba Esad döneminden itibaren Suriye ordusu subaylarının birçoğu askeri eğitimlerini Rusya'da almışlardır. Hatta bu duruma istinaden evlilikler bile gerçekleşmiştir iki ülke bireyleri arasında.

Bu yakınlaşmanın derinliğinde ise;  A.B.D - İsrail ittifakına karşı misilleme var. Rusya'da bu ittifaka karşı Suriye, İran ve Mısır dengesini ortaya koyarak karşı adım attı.

Kısasa kısas hali yani.

SURİYE - RUSYA İTTİFAKI ÖNGÖRÜSÜ 1980

Dönemin Suriye lideri Hafız Esad'ın Rusya'ya ziyarette bulunup uzun yılları kapsayan bir dizi müttefiklik anlaşmalarına imza verdiği bilgisi malumunuz.

İran ise atom enerjisine yönelik yaptığı çalışmaların askeri ihtiyaçlarını büyük ölçüde Çin ve Rusya'dan tedarik ediyor. Bu anlamda Rusya'dan sonra bölgeye Çin ilgisi de oluşmuş durumda. Çin bölgeye petrol, doğalgaz ve telekominikasyon alanında yatırımlar yaptı.

Kısım olarak da olsa bu sebepler iki büyük gücün neden Beşar Esad'ı desteklediğini ortaya koyuyor. Yaptıkları açıklamalarda da mevcut yönetimin devam etmesi gerektiğini belirttiler.

Müzakere yolunun kapatılmaması zorunluluğunun altını çizdiler.

Bu barış güvercinlerini uçurma hevesleri elbette ki bölgeyi sömürme isteklerinden kaynaklanıyor.

Hatırlayın; kısa geçmişte, 2011 deki Rusya'nın tavrını.

Birleşmiş Milletlerin Esad rejimi aleyhine oylama çağrısını reddetmişti.

Aynı Rusya yönetiminin barış görüşmelerinde Suriye muhalif kadrolarını bölmeye yönelik yaptığı atraksiyonların üzerinden çok zaman geçmedi.

Ruslar akıllara durgunluk verecek planlarıyla kendi yandaşlarını muhalif olarak pazarlamış ve masaya oturmuştur. Bu kişilerden en bilineni ise Luay Hüseyin'dir.

Devrimci kimliğiyle ortaya çıkan bu zatın piyasaya düşen video çekimi de mevcut.

Olaylar bu şekilde kendini beslerken Suriye'deki savaşın 8. yılı bitmek üzere.

Rusya, yayınladığı bildiride;  Suriye'de ki iç savaşta 200 'ün üstünde yeni silah test ettiğini açıkladı. İşlenen insanlık suçu ise kimsenin umurunda değil. Büyük devlet güçleri Suriye topraklarını deneme sahasına çevirdi. Kritik silahlarını test ediyor, görücüye çıkarıyor.

Ve bunu bir övünç edasıyla dünyaya ilan ediyorlar.

Bu itirafın yapılıp neredeyse kınanmadığı bir dünyada, Irak'a, Libya'ya, Yemen'e yapılanların barış ya da demokrasi adına yapıldığını bana kimse anlatamaz.

Belli güçler; kan kokan talihsiz coğrafyaların umutlarına çökmüşler.

Omuzlarında bu vebalin ağır yükü, dillerinde yalandan barış sevgileri.