Cevabı çok basit; #ÇünküÇaldılar

Arif Bekir Dangaç 13 Mayıs 2019 Pazartesi, 06:52

31 Mart Yerel Seçimleri tüm Türkiye'de itiraz süreçleri falan derken bir şekilde tamamlandı ama bir şehir yani İstanbul hariç. Sadece Türkiye'nin değil dünyanın göz bebeği olan, büyük yatırımlara ev sahipliği yapan bu şehirde sözde kafa kafaya giden bir seçimin kolay kolay sonuçlanması beklenemezdi. Seçimin hemen ertesi gününden itibaren mağdur edebiyatı yapan muhalefet adayı da cabası...

Kendisine güvenen adam usulca bekler, bildiğim kadarıyla ortalığı velveleye vermez. Başkanlık makamının ağırlığını hisseder omuzlarında, çocukların şeker istediği gibi mazbata istemez mesela. Dik duruş sergiler, haklı olan, çalışan kazansın der ve sonucu bekler tıpkı Başkan Sayın Binali Yıldırım gibi...

Şaibe karışmış olan seçimin tekrar kararı bir çok kişiyi sevindirdi. Muhalefet tayfası ise sözde "her şey çok güzel olacak" sloganlarıyla sosyal medya hesaplarında, sokaklara meydanlara döküldüler. Hayırdır bir sorun mu var? İstanbul'da zaten her şey çok güzel. Geçmişinizden korkmayın, çöp yığınlarınızdan, leş gibi kokan sokaklarınızdan çekinmeyin.

İstiklal Caddesi'nde yürürken bir kalabalık gördüm, rahatsız edici değişik sesler yükseliyordu ve gerçekten geçen turistler şaşkın ve rahatsız olmuş şekilde bakıyorlardı. Görevli bir polis memuru abiye sorduğumda ise bir şey yok kardeş avukatlar toplanmış dedi. İşin aslını o zaman anladım meğer kendilerince demokrasi nöbeti tutuyorlarmış. Vay arkadaş! 15 Temmuz gecesi kaçmaya çalışanlar şimdi gelmişler sözde demokrasi nöbeti tutuyorlar. Gayet inandırıcılar, ben inandım doğrusu.

Aynı şekilde şans eseri muhalefet adayının bir konuşması önüme geldi. Gençlerden bahsediyordu, ne kadar değer verdiklerinden, onlar olmadan yapamayacaklarından falan filan... Kısaca boş muhabbet. Şimdi neden bu cümleyi kurduğuma geleyim. Gençlere değer verdiğini söyleyecek ve savunacak tek bir kişi ve mecra vardır o da Cumhurbaşkanımız ve AK Parti'nin ta kendisidir. 16 Nisan Referandumu meclis görüşmelerinde seçilme yaşının 18'e düşürülme maddesi Meclis'ten geçmesin diye olan zorluğu çıkartıp, bir dünya tantana yaptılar.

Televizyonlara gençleri çıkartıp "bunlar mı yönetecekler ülkeyi" diyerek dalga geçtiler. Peki şimdi soruyorum siz nasıl bir kafadasınız?

Gençlik kelimesini ağzınıza dahi almamalısınız. Atatürk'ün emaneti olan gençliğe sahip çıkamayanlar bugün gelip gençlik hastası olmuşlar. Sahi Gezi Parkı eylemlerinde kahraman polisimize karşı kışkırtmıştınız gençleri, yani tabiri caizse dolduruşa getirip kendi askeriniz olarak kullanmıştınız. Geçen gün hastag çalışması vardı ya #ÇünküÇaldılar diye işte siz sadece milletin iradesini, oyunu değil gençlerin gençliklerini, duygularını çaldınız.