Zümer Suresi'nin verdiği mesajlar!

Ahmet Bayer 10 Mayıs 2019 Cuma, 07:30

Ramazan, rahmet, bereket, mağfiret ve Kur'an ayıdır.Kur'an, bu ayda inmeye başlamıştır. Ayet ayet, sure sure, zamana, zemine ve ihtiyaca göre insanlığın dünya ve ahiret saadetini sağlamak için yaklaşık yirmi üç senede gönderilen Kur'an'dan, daha dorusu, O'nun bir suresi olan, mesajlarla dolu ZümerSuresinden bahsedeceğim.Zümer, zümreler, guruplar demektir.Kur'ân-ı Kerîm'in 39. Sûresidir. 75 âyettir.Mekke de nazil olmuştur.

Sûrede, Allah'ın varlığını, birliğini ve kudretini gösteren deliller, insanın karakteri ve sorumluluğu, Allah'a ortak koşmanın anlamsızlığı ve tek Allah'a inanıp kulluk etmenin lüzumu, ilâhî azabı önlemenin ve ondan kurtulmanın mümkün olmadığı, Allah'ın rahmetinden ümit kesilmemesi gerektiği, müminlerin ve inkârcıların âhiretteki durumları anlatılmaktadır.

Sûrede, özetle şu konulardan bahsedilmektedir:

* Din, sadece Allah'a mahsustur. İbadet de sadece O'na yapılır. Allah'a ortak koşmak küfürdür. Allah, çocuk edinmemiştir, melekler de Allah'ın kızları olamaz (âyet: 1-4)

* Yüce Allah, gökleri ve yeri hak ve hikmetle yaratmıştır. Gece ile gündüzü düzenleyen, güneşi ve ayı buyruğu altına alan O'dur. İnsanları ve hayvanları yaratan da O'dur. HerşeyO'nundur, Obir ve tekTanrı'dır (5-6). (5. âyette, güneşin ve ayın hareket halinde olduğu; 6. âyette ise, insanın ana rahminde aşama aşama geliştiği bildirilir ki bunlar, Kur'ân'ın ilmî mucizelerindendir).

* Allah, hiçbir şeye muhtaç değildir, fakat küfre rıza göstermez, kendisine şükre-dilmesinden hoşnut olur (7}.

* İnsanın başı sıkışınca Allah'a yalvarır; bir nimete erişince de bunu kendi başarısı olarak değerlendirip doğru yoldan sapar; böyleleri cehennemliktir. Bunun yanında, geceleri ibadet eden, hesap gününden korkan ve Allah'ın rahmetini umanlar gerçek müminlerdir. Bilenlerle bilmeyenler elbette bir olmaz (8-9,49-51).

*Allah'tan korkmalı, salih amel işlemeli ve bu yolda azimli ve sabırlı olmalıdır. Pey­gamberden istenen de budur: Dini yalnız Allah'a halis kılarak O'na kulluk etmek ve müslümanların ilki ve önderi olmaktır (10-14)

* Allah'tan başkasına kulluk edenler, hem kendilerini ve hem de ailelerini ziyana sokmuş olurlar ve cehenneme giderler (15-16).

* Allah'tan korkup, Allah'tan başkasına kulluk etmeyen, Allah'a yönelen ve Kur'ân'a uyan kimseler, Allah'ın doğru yola ilettiği akıl sahibi kişilerdir ki bunlar, cennetle ödüllendirileceklerdir (17-20).

* Dünya hayatı, önce büyüyüp yeşeren, sonra sararıp kuruyan ürünler gibi gelip geçicidir.  Doğru ve aydınlık yolda olan kimse, İslâm'ı kabul eden kimsedir. Allah'ı anmaya karşı yüreği katılaşmış kimse de sapıklığa düşmüş, kendisine yazık etmiş kişidir (21-22).

* Yüce Allah, sözlerin en güzeli olan Kur'ân'ı indirmiştir. Allah'tan korkanlar, onu işitince duygulanır, ürperir ve Allah'a yönelirler. Kur'ân, Allah'ın insanlara hidâyet rehberidir.  Ona inanan doğru yolu bulur, inanmayan sapıtır (23,27-28,41).

*Geçmiş inkârcı toplumlar, hiç ummadıkları bir anda, daha dünyada iken ceza­landırılmışlardır. Âhiretteki azap ise daha büyüktür.  Bundan ibret alıp doğru yola girmelidir (24-26).

*Allah'a ortak koşanlar, araları bozuk birçok efendisi olan bir köleye benzer ki, hangisinin emrine uyacağını, ne yapacağını bilmez, şaşırır kalır. İşte birçok tanrısı olan putperestler de böyle huzursuz ve mutsuzdur; oysa bir Allah'a inananlar böyle değildir, mutlu ve huzurludur (29).

* Hz. Peygamber vefat edeceği gibi (onun vefatını temenni eden) inkârcılar da ölecek ve âhirette hesaba çekileceklerdir (30-31).

*  Allah hakkında yalan uyduran ve O'ndan gelen doğruyu yalanlayan kişi, en zalim kişidir ve cehennemliktir. Buna karşılık, doğru dini kabul edip tasdik edenler bağışlanacak ve diledikleri her şeye kavuşacaklardır (32-35).

* Allah, kuluna yeter; kul sadece O'ndan korkmalıdır. Allah'ın şaşırttığını kimse doğru yola getiremez; doğru yola getirdiğini de şaşırtamaz. Allah'a ortak koşulan şeyler, hiçbir şey yapamazlar, Allah'ın vereceği yararı da zararı da engelleyemezler, kimseye şefaat edemezler. Yaşatan da öldüren de Allah'tır. Sadece O'na inanıp güvenmelidir. Her şeyin yaratıcısı olan Allah Teâlâ, kulları arasında hükmünü verecek, haklı ile haksızı ortaya çıkaracaktır (36-40,42-46).

* Allah'ın azabından kaçıp kurtulmak mümkün değildir. İnkârcılar, yeryüzünde bulunanların tümünü ve hatta bir misli fazlasını dahi fidye olarak verseler, yine azaptan kurtulamayacaklardır (47-48)

* Allah Teâlâ, dilediğinin rızkını açar, dilediğine de rızkı kısar. (Kimini bollukla, kimini darlıkla imtihan eder.) Müminler, bunun ilâhî hikmet gereği olduğunu bilip, ona göre davranırlar (52).

* Allah'ın rahmetinden ümid kesmemelidir; çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Bir an önce Hakk'a dönmeli, azap gelmeden, iş işten geçip faydasız pişmanlıklara düşmeden önce doğru yola girmelidir (53-59).

* Kibirli inkârcılarınâhirette yüzleri simsiyah kesilecek, cehennemi boylayacaklardır. Buna karşılık müttakîler, başarılarıyla kurtulacak, üzüntü ve azap görmeyeceklerdir (60-61).

* Her şeyin yaratıcısı ve yöneticisi Yüce Allah'tır ve kâinatta bulunan her şey O'nundur (62-63).

*  Allah'tan başkasına kulluk edilmez. O'na ortak koşanların bütün yaptıkları boşa gider. Yüce Allah, Kendisine ortak koşulan şeylerden uzak ve yücedir (64-67).

* Yüce Allah, âhirette de herkese adaletle hükmeder; orada kimseye haksızlık edilmez. Herkes, yaptığının karşılığını görür. İnkârcılar suçlarını itiraf edip, kendilerinin azabı hak ettiğini söylerler ve cehenneme atılırlar. Muttaki müminler ise, Allah'ın vaad ettiği mükâfata eriştiklerini söyleyip, hamd ederek ebedî cennetlere konulurlar. Böylece, insanlar arasında hak ile hüküm verilmiş ve ilâhî adalet gerçekleşmiş olur (68-75).

Ramazan-ı şerifiniz ve Cumanız mübarek olsun.

Selam ve dua ile...