Kurban, sahibini Allah'a yaklaştırır

Ahmet Bayer 10 Ağustos 2019 Cumartesi, 07:00

Yüce Rabbimiz buyuruyor: "Şüphesiz biz sana bitip tükenmez nimetler (kevser) verdik. Şimdi sen Rabbin için namaz kıl kurban kes!"

Peygamber Efendimiz buyuruyor: "Âdemoğlu, kurban bayramı günü, Allah'a kurban kesmekten daha sevimli bir amel işleyemez..."

Şükürler olsun. Rabbin rızasını kazanmamıza ve kardeşlik bağlarımızın pekişmesine vesile olan Kurban Bayramına ulaştık. Bizleri bu günlere kavuşturan Rabbimize hamdolsun. Geçen hafta dinlediğimiz cuma hutbesi ışığında ve ondan da istifade ederek yazmak istiyorum.

Yarın kurban bayramının arifesi. Arife günü hacıların Arafat'ta toplandığı ve hacı olduğu gün; duaların makbul olduğu, usulüne uygun hac yapanların anasından doğduğu gündeki gibi günah kirlerinden temizlendiği gün. Rabbim mübarek eylesin. Arzu eden herkese nasip eylesin. Amin.

Kurban, Hz. Âdem'den bu güne her topluma emredilmiş bir ibadettir. Yüce Rabbimiz, Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurur: "Biz her ümmete kurban kesmeyi meşrû kıldık ki kendilerine rızık olarak verdiği kurbanlık hayvanlar üzerine Allah'ın adını ansınlar..."

Kurban ile samimiyet sınavına tabi tutulan Hz. Âdem'in çocukları Habil ve Kabil'i hatırlayalım. Bu sınavda Allah'ın emrine en güzel şekilde itaat eden ve kanaatkâr davranan Habil kazanmış, samimiyetsiz ve kıskanç tavrıyla Kabil kaybetmiştir. Bütün ibadetlerin özü ihlas ve takvadır. Kurban ile teslimiyet imtihanından geçen Hz. İbrahim'i ve oğlu İsmail'i hatırlayalım. Bu ağır imtihanda Peygamber bir baba ve oğlu, sahip olunan her şeyin Allah yolunda tereddütsüz feda edilebileceğini insanlığa göstermiştir.

Vefat edinceye kadar her yıl kurban kesen Peygamber Efendimizi hatırlayalım. Allah'ın Sevgili Rasûlü, kurbanlarını bizzat kesmiş, etinden hem kendisi ve ailesi yemiş, hem dostlarına ikram etmiş, hem de ihtiyaç sahiplerine infak etmiştir. Kurbanda Peygamberimizin vefası ve duası vardır. Onun infak ve paylaşma ahlakı vardır.

Kurban, maddi ve manevi anlamda yüce bir sorumluluktur. Eşimizle, dostumuzla, komşumuzla, akrabalarımızla, kardeşlerimizle aynı nimet etrafında buluşmaktır. Kurban, Allah yolunda iyilik ve infakta bulunma, O'nun nimetlerini paylaşma bilincini diri tutmaktır. En yakınlarımızdan başlamak üzere, muhtaçların, mağdurların, garip ve kimsesizlerin yüzünü güldürmektir. Renk, dil ve coğrafya ayrımı gözetmeksizin, ihtiyaç sahiplerinin hanesine muhabbet ve sevinç taşımaktır. Adını bile duymadığımız nice ülkelere, hiç görmediğimiz insanlara iyilik eli uzatmaktır. Kardeş olmanın, bir olmanın, ümmet olmanın şuuruna ermektir.

Kurban vacip olan her müslüman kurbanını kendisi kesip ailesi ve dostlarıyla paylaşabileceği, fakir ve muhtaçlara ikram edebileceği gibi, İnsani Yardım Vakfı, Hayra Hizmet Vakfı, Kızılay, İHH ve Türkiye Diyanet Vakfı gibi pek çok hayır kuruluşuna vekâlet vererek yurt içi ve yurt dışındaki ihtiyaç sahipleriyle de paylaşabilir.

Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığının, "Kurbanını Paylaş, Kardeşinle Yakınlaş" sloganıyla başlattığı faaliyete katılarak, kurbanlarının yurt içinde ve yurt dışında ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını sağlayabilirler. Böylelikle müminlerin gönülleri arasında sevgi köprüleri kurulmasına, ümmet bilincinin güçlenmesine vesile olmuş, İslam'ın infak ahlakının, yardımlaşma ve dayanışma ruhunun bütün bir insanlık nezdinde canlı tutulmasına ve daha da yaygınlaşmasına hizmet etmiş olurlar.

Cenâb-ı Hak, kurbanlarımızı ve tüm ibadetlerimizi makbul eylesin.

Sağlık, afiyet ve birlik beraberlik içerisinde bizleri bayrama ulaştıran Rabbimize hamdolsun. Rabbim bizleri gerçek ve ebedi bayramlara eriştirmesi dilek ve temennisiyle.

Bayramınız mübarek olsun.

Sağlık ve afiyetle kalınız