Hac, bilgisizliğe kurban edilmemelidir

Ahmet Bayer 11 Ocak 2019 Cuma, 08:08

Bugün (11 Ocak 2019) hac kurasında ismi okunan nasipli kardeşlerimizin kesin kayıt yaptıracakları son gündür. Onlar, yıllardır hacca gidebilme arzusuyla yanıp tutuşuyor, hasretle bu günü bekliyorlardı. Rabbim tamamına erdirsin; sağlık afiyetle ve usûlüne uygun bir hac yapmayı kendilerine nasip eylesin. Geride kalan iki milyon kardeşimize de en kısa sürede arzularına kavuşmayı lütfeylesin.

Ülkemizde hac ibadetini organize etmek kanun gereği Diyanet İşleri Başkanlığı-na aittir. Hacca gidebilecek durumda olan hacıların %60'ını Diyanet İşleri Başkanlığı, %40'ını da başkanlığa bağlı olarak acenteler götürmektedirler. Ama her acente de, başkanlığı temsilen, giden hacı adaylarına hac vazifesini yaptıracak bir kafile başkanı veya din görevlisi bulunmaktadır.

Bununla beraber hacı adayı kardeşlerimizin yıllarca hasretini çektikleri haccı ek-siksiz yapabilmeleri için kendilerinin de maddî-manevî iyi hazırlanmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki, her imtihanı ancak çok iyi çalışanlar kazanmaktadırlar. Hac, Mekke-Medine'ye gidip gelmekten ibaret değildir. Rabbin rızasına uygun ve insanı anasından doğduğu gün gibi tertemiz, günahsız hale getiren, makbul ve mebrûr bir hac için ön hazırlık çok iyi yapılmalı ve hac bilgisizliğe kurban edilmemelidir.

İbadetler, bizi Allah'a yaklaştırır ve müslüman kalma şuurumuzu (bilinç) diri tutar. Hac, diğer ibadetlerden farklıdır ve onları da içine alır. Her aşamasında pek çok sembolü bağrında barındıran hac, sembollerle gerçekleştirilen bir ibadetler manzumesidir. Hac bir manada bu sembollerdeki manaları bilerek karar vermek ve bu kararları eyleme dönüştürmektir. (Daha sonra sembollerle ilgili müstakil bir yazı kaleme almak isterim.)

Namaz kılmaktan maksat Allah'a yönelmektir. Kulluğun ve itâatin ortaya kon-masıdır. Kur'an'ın ifadesiyle, 'münkerât' ve 'fuhşiyyâttan' (Yani dinin çirkin gördüğü bütün kötülüklerden) korunmaktır. Eğer kişi, namazı niçin kıldığının farkına varıyor; onun bilincine eriyor ve kıldığı namazla gayesini gerçekleştiriyorsa bu namaz kendisine fayda sağlar.

Bütün ibadetler, insanın huzur ve mutluluğunu sağlamak için emredilmiştir. Emrediliş maksadına uygun yapılan her ibadet böyledir.

Günümüzde haccın farz ediliş maksadına uygun yapıldığını söylemek zordur. Bunun sebeplerinden biri, hacca gidenlerin büyük bölümünün maalesef rûhen, fik-ren ve bedenen ön hazırlığını iyi yapmadan, yapamadan ve gerçek manada haccın ne olduğu konusunda yeterli bilgi ve donanıma sahip olmadan yola çıkmalarıdır. Öyle ki; ömürde bir defa farz olan ve kişinin işini, eşini ve çevresini bırakıp, büyük paralar harcayarak gerçekleştirdiği bu zahmetli, meşakkatli ve önemli ibadeti usulüne uygun olarak yapmak için üç gün bile zaman ayırıp, kafa yormamaktır.

İkincisi, belki de daha önemlisi, günümüzde yapılan şekliyle haccın farz ediliş gayesine uygun yapılıp yapılmadığı konusudur. Bilinmelidir ki, mâlî ve bedenî bir ibadet olan hac, dünyevî ve uhrevî pek çok hikmeti bağrında barındırmaktadır.

Hâşâ! Rabbimiz abesle iştigal etmez. Hiçbir hükmünü gereksiz yere koymamış-tır. Bizden uymamızı istediği her emir ve nehyin bir hikmeti, bir gayesi vardır. Yapı-lan iş, amacına uygunsa ibâdet, değilse âdet olur. Rabbimizin yasakladığı her şeyde kul için akla hayale gelmedik kötülükler ve çirkinlikler olduğu gibi, emrettiği her şeyde de sayısız güzellikler ve hikmetler vardır. İbadetler bu inceliklere dikkat edilerek yapılırsa beklenilen feyz ve bereket artar.

Bununla beraber ibadetlerden asıl maksat onun güzellikleri ve hikmetlerini yakalamak değil, Allah emrinin yerine getirilmesi ve dinin yüceltilmesi içindir.

Şartlarını taşıyan Müslümana ömürde bir defa farz olan hac, İslâm'ın en önemli rükünlerindendir. Dünya ve âhiret hayatı açısından hac ibadetinin Müslümanlar üzerinde sayılamayacak kadar olumlu tesirleri; kendine has pek çok hikmetleri, ahlâkî, sosyal, ekonomik ve psikolojik faydaları vardır. Haccın insanı ne kadar etki-lediğini ancak bu ibadeti şuurlu bir şekilde yapanlar bilebilirler.

Hac, işin şuûrunda olarak ve farz ediliş hikmetleri gözetilerek yapıldığında Müslümanlar için yıllık genel kongre niteliğindedir. Hattâ, 'dünya müslümanlarını bir araya getiren yıllık evrensel bir kongredir' diyebiliriz. Çünkü hac vesilesiyle Müslümanlar birbirleriyle tanışır, birbirlerinin durumları hakkında bilgi sahibi olurlar. Ümmetin ilerlemesi ve kendisine göz diken yabancı güçlere karşı korunması için işbirliği yapmak üzere istişârede bulunur, önemli kararlar alırlar. Tabii ki, alınan kararların hayata geçirilmesi, başta şeytan olmak üzere bütün islâm ve müslüman düşmanlarını üzer, dostları sevindirir.

Hac, insan hayatında önemli bir dönüm noktasıdır. Ön hazırlığını iyi yapmış ve usulünce hac yapanların yaşayış ve düşüncelerinde önemli değişiklikler meydana getirir. İnsanları birbirine düşman eden ırkçılık gibi olumsuz fikirleri törpüler. "On iki günlük hac, hayatımın en önemli dönüm noktasıdır; ufkumu, geçen otuz do-kuz yılımdan daha fazla genişletti" diyen Malkom X'in hayatı buna en güzel örnek-tir.

Yazımın uzadığının farkındayım. Rabbim izin verirse haftaya haccın hikmetleriyle bu konuya devam etmek isterim.

Cumanız mübarek olsun. Sağlıcakla kalın.